Bizlere doğrudan başvurmadan önce lütfen aşağıda en fazla karşılaşılan sorunlarla ilgili olarak sorulan soruları ve hukuk bölümündeki dilekçeleri detaylı olarak okuyun.
Bu çalışma grubunda bulunan bir çok arkadaşımızın zaman kazanmasını ve aynı sorular üzerinde zaman kaybetmesini önleyecektir.
*******************************************************************************
1- HAYTAP NEDİR ? Neyi Hedeflemektedir ? Resmi tüzel kişiliği olan Hayvan Hakları FEDERASYONUNUN kısaltılmış hali olup , HAYTAP’ın tüzel kişiliğiyoktur. Türkiye’deki aktivist hayvan hakları savunucuları için genel bir çatı olmayı hatta federasyon olmayı hedefleyen sivil bir toplum hareketidir. HAYTAP aslında herkesdir , hepimiziz’dir. HAYTAP adı üzerinde GÜÇ BİRLİĞİ dir. Uzun yıllar süren çabalar sonucu bu güç birliği Temmuz 2008 itibarıyla resmi tüzel kişiliğe haiz olmuş ve bünyesinde bir çok dernek ve temsilciyi barındıran yerel ya da bölgesel bazda değil ulusal çapta çalışan bir federasyon olmuştur.
Dolayısıyla , HAYTAP bir derneğin ya da vakfın tekelinde değildir. Halen gönüllerimiz arasında ve yeni başvuranlar arasında görev dağılımı ve işbölümü yapmaktadır . Herkesin üyesi bulunduğu derneklerle beraber hareket edip , Türkiye çapında birbirinden habersiz olarak çalışan bir çok kişiyi aynı paralelde eylem yapma , tek tip afiş kullanma , idari makamlarla yazışmalarda yönlendirme , hukuki birliktelik sağlama , kavga etmeden bilimsel doğrultuda hareket edip , hayvan hakları hareketini örgütlenmesi gerektiğine inanmaktadır. Dağınık bir şekilde devam eden ve bugüne kadar sadece günü kurtarma hareketi halinde devam eden çalışmaların artık daha fazla sesini duyurması için ciddi bir örgütlenmeye ihtiyacı olduğu düşünülmektedir. Daha detaylı bilgi için lütfen web sitemizdeki HAYTAP sonuç bildirgesi metnini okumanızı rica ederiz.
5 dernek ile kurulan federasyonumuz daha bir yılını doldurmadan , 2009 mart ayı itibarıyla bünyesinde farklı illerde çalışan birbirine bağlı 12 dernek ile 50ye yakın resmi temsilci ile onlarca gönüllüsü ve destekçisi vardır.
2- HAYTAP’a kimler üye olabilir ?
HAYTAP ‘a aktivist olmak isteyen herkes ve fikirleri ile birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi düşünen , ben duygusundan arındırılmış herkes üye olaiblir. Özellikle bağlı olduğunuz dernek ya da vakıf, HAYTAP ile yakın temas içinde olur ise mail grupları ya da web sitesi ile ilkelerini benimsemişse , yanımıza bir kişi daha katıldığı , biraz daha güçlendiğimiz için çok daha mutlu oluruz. Unutmayın tek tek bükülmemiz ve istemlerimizi kabul ettirmemiz zordur ama birlik halinde hareket edersek hem ciddi bir oy potansiyeli oluruz hem de kendimize olan güvenimiz gelir , bu mücadelede yalnız olmadığımızı hissederiz.
HAYTAP kesinlikle bir haber gazetesi ya da haber portalı değildir. Web sitesini yaptığı çalışmaları paylaşmak , öğretmek için kullanmaktadır. Hayvan hakları ile ilgili yapılmış olan başarı öykülerimizi paylaşmak ve bizimle çalışmak isteyenlere yol göstermek ve büyümek için kurulmuş olan web sitemiz , diğer bir çok web sitesinden farklı olarak yönlendirmeyi ve eğitmeyi hedeflemektedir. Amacımız hayvanseverlere hitap etmek değil , hayvan hakkı savunucuları yetiştirmektir.
HAYTAP Çalışma Grubu, çeşitli STK Derneklere bağlı bazı üyeler ve gönüllülerden oluşan bir yapı şekliyle çalışmalar sürdürmektedir. Türkiye ve Yurtdışındaki Hayvan Hakları Mücadelesine yönelik etkinlik ve çalışmalar da bulunmak ve HAYTAP ÇALIŞMA GRUBU içinde yeralmak isteyen gönüllüler, gerekli bilgilenmeleri ; Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir veya Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine elektronik posta göndererek öğrenebilirler.
3- HAYTAP mail grubuna üye olmak için nereye başvurmam gerekiyor ?
Ancak , bu gönül ve merhamet işine soyunmak isteyen arkadaşlarımıza tavsiyemiz öncelikle HAYTAP YAHOO GROUPS ’a üye olmaları , bir süre burayı yakınen takip etmeleri , dünyanın ve yurdun dört bir yanından gelen hayvan hakları ihlalleri ile gelen haberleri bir süre web sitemizden izlemeleri , hala bu konuda bir şey yapmak konusunda ısrarlı iseler bundan sonra da kendilerinin yapacakları en iyi görevi , en iyi hizmeti kendilerinin belirlemeleridir.
Haytap Yahoo Grup üyelik mail adresi için lütfen bilgi Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir posta adresine eposta atınız.
3-İdari makamlara Başvuru dilekçelerini nereden bulabilirim ?
www.haytap.org adlı web sitemizin HUKUK BÖLÜMÜ altında bir çok konuda daha önceden yapılmış örnek dilekçe formatları vardır. Başvurunuza ilgili olanı lütfen bulup print almadan önce ilgili boşlukları somut olayınıza göre doldurup hareket edebilirsiniz. Eğer başvurunuz sonucunda başarılı olursanız ya da başınızdan ilginç bir tecrübe geçerse lütfen diğer grup üyeleri ile ya da federasyonumuzla paylaşınız.
5- ŞİDDET UYGULANAN HAYVAN SOKAK HAYVANI İSE ( SAHİPSİZ İSE ) NE YAPMALIYIM ?
5A- Başvurulacak makam bölgenizdeki il çevre müdürlüğüdür. 5199 nolu yasa ve ilgili yönetmeliği doğrudan bu yasanın ilgili maddesi gereiğince onlar tarafından uygulanacaktır. Dolayısıyla dsavcılığa suç duyurusunda bulunmanız bir işe yaramaz. Zaman kaybettirir.
5B- 5199 ile uygulanacak ceza idari para cezasıdır. Yani kişinin sabıkasına işlenmez devlete gelir olarak kaydedilecek bir paradır bu. Ancak bizim vatandaş mapısta yatar komaz , cebinden üç kuruş çıkarsa kendisine dokanır..o nedenle ümitsiz olmayın
5C - İl ÇEVRE müdürlüklerine dilekçe vermek yeterli değildir. Muhakkak dilekçenin eki olan dellilleri de dilekçenize ekleyin ( fotoğraf- otopsi raporu – gazete küpürü-tanık ve aklınıza gelebilecek her türlü delil )
5D - Mümkünse hayvanı geçmişe etkili olarak sahiplenin ( eski tarihli aşı karnesi ) o zaman il tarım müdürlüğüne değil doğrudan savcılığa başvurabilirsiniz ( bkz aşağıda 6 NOLU SORU )
6-ŞİDDDET UYGULANAN ÖLDÜRÜLEN HAYVAN SAHİPLİ İSE6A- Ceza davası açma tekeli sadece savcının tekelinde olduğu için mecburen savcılığa suç duyurusunda bulunacaksınız. Yine tüm delillerinizi dilekçeye eklemeniz şart. Tek başına dilekçe savcılığı harekete geçirmez. Zaten bu tipten davaları açmakta ikircikli davranılmaktadır . Tüm delilleriniz muhakkak dilekçeyi vermeden dosyada olsun. Mümkünse bir avukatla başvuru yapın daha etkili olur.
6B- Savcı davayı açarsa artık ceza mahkemesinde müdahil ( savcının yanında ) davaya katılabilirsiniz . kararı gerekirse temyiz edebilirsiniz. Burada 5199 sayılı yasadan çok TCK nın 151/2 maddesi olan mala zarar vermeden dolayı savcılık dava açacaktır. Yani savcılık için burada maalesef yine “can” değil patlıcan ( mal olarak hayvanınızın kıymetindeki noksanlık) önemli olacaktır. ( her ne kadar sonuçta adli para cezasına dönüştürülse de bu suçun ( kabahat değil ) 4 aydan 2 yıla kadar hapis cezası var . ancak bu o kişinin sabıkasına işlenecektir.)
6C- Bu ceza davasını ne olursa olsun kazanırsanız , ileride hukuk mahkemesinde ayrıca manevi ve maddi tazminat davası açmanızda çok büyük faydası olacak ve sizin için kesin delil oluşturacaktır.
Her iki başvuruyu da muhakkak ve muhakkak dilekçe verdim işim bitti zihniyeti ve ruhu ile asla yapmayın. İşi sonuna kadar takip edin. Ancak emsal kararları böyle çıkartacağız. HAYTAP web sitesinde örnek dilekçeleri yazmak için en azından şekil formatı açısından bakın. Yukarıdaki iki formata özellikle dikkat edin.
Savcılıklar 5199 sayılı Hayvanları Koruma kanuna ( bir kabahat ) olduğu için ve yetki il çevre müdürlüklerine doğrudan verildiği için bakmayacaktır.
Eğer toplu katliam yapan kişi ya da kurum bir belediye ise bunu tesbit edin ( işin en zor kısmı bu delil toplama kısmıdır ) gerekiyorsa savcılığa o zaman görev ihmalinden dolayı da suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Tanık delili pek muteber delil olmamakla beraber mümkün olduğunca o bölgenin ileri gelenlerini ( askeri komutan , kaymakam , doktor , işadamı , şirket genel müdürleri vs ) tanık göstermeye çalışın ki daha ciddiye alınasınız.
7- EV HAYVANLARININ TAHLİYESİ SÖZ KONUSU İSE NE YAPILMASI GEREKİR ?
7A- Kimsenin sahip olduğu hayvan ihtarname ile apartman olağan/ olağanüstü toplantısında alınan karar ile tahliye edilemez.
7B- Tahliye edilecek hayvan için muhakkak size sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açmaları ve bu yönde karar almaları gerekir.
7C- Olay çok ciddi boyutlara gelirse bu konuda bir profeyonel uzman avukata başvurmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Çünkü tahliye edilecek olan kendi hayvanınızdır.
7D- Dava beklemediğiniz mecraya gideceğini hissederseniz size karşı dava açana karşı Türkiye’de apartmanların yüzde 80’i kaçak olduğu için projeye aykırılık davası açılmaktadır. Bu yolu denemenizi salık veririz.. Bunu tek başınıza değil yine bir avukat yardımı ile yaparsanız daha seri ve net sonuç alabilirisiniz. Mahkeme tapudaki projeye uygun hale gelmesi için karar oluşturacağından ve kimse dekorasyon yapmış olduğu evin bir kedi –köpek için yıkılmasını istemeyeceği için ilk açmış olduğu davayı geri alma olasılığı yüksektir.
konu hakkında NTV 'de yayınlanan program için lütfen tıklayın :
http://www.haytap.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1074&Itemid=3625
8- İDARENİN KUSURUNDAN DOLAYI HAYVANLARA KARŞI YAPILMIŞ BİR EYLEM
Bunun üzerinde çalışıyoruz. Bunun için idare mahkemesinde dava açılması gerekiyor. İdarenin kastıyla ya da taksiriyle kendi hayvanlarınıza ya da derneğinizin ,vakfınızın sorumlu olduğu hayvanlara idare ( belediye , il özel idaresi , valilik , başbakanlık vs ) tarafından bir zarar gelirse idari dava açılacaktır. Ancak şu ana kadar bu tam anlamı ile henüz denenmedi. Çünkü bunun için elimizdeki delillerin tam olması gerekiyor. Dava açmak kolay sonunu getirmek zordur.
9- HAYTAP bir ihbar kurumumudur ? Bir hayvanın başına gelen kazayı size bildirmem fayda sağlar mı ?
HAYTAP kesinlikle bir ihbar platformu değildir. Burada çalışan gönüllü kişilerin de aynen sizi gibi zamanı kısıtlıdır , maddi bütçeleri sınırlıdır. HAYTAP sizin bulunduğunuz bölgedeki en yakın üye derneğe her ne kadar yönlendirme yapsa da , aslolan web sitelerindeki örnek dilekçe formatlarını , hukuki başvuru yollarını okuyarak burada gösterilmiş olan yolu takip etmenizdir. Gönüllü sayımız az olduğu için sizin adınıza hareket etmemiz oldukça zordur. Sizin kendi işinizi sonuna kadar götürüp sonuçlandırıp bunu da bizlerle paylaşmanız aslında diğer tanımadığınız kişiler için emsal karar alma yolunda önemli bir adımdır. Paylaştıkça çoğalmanın en güzel örneği budur.
Istanbul'da sahipsiz bir hayvanın özellikle yaralı olduğunu gördüğünüzde Haytap üyesi BGD 'nin büyük katkıları ile alınan ambulansın çalışması büyükşehirin bu projeye daha fazla destek vermemesi nedeniyle iptal edilmiştir.
10- Hayvanları öldürmesi nedeniyle Belediye başkanı hakkında suç duyurusunda bulunabilir miyim ?Öncelikle şunu bilinki belediye başkanlarının da milletvekilleri gibi dokunulmazlıkları vardır. İçişleri bakanlığı soruşturma izni vermediği sürece savcılıklar belediye başkanları hakkında dava açamazlar. Bugüne kadar da soruşturma izni alamadık zaten. Ancak bir olasılık bunu yapan kişi belediye zabıta görevlisi ise görevi ihmalden suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ancak elinizdeki delillerin çok kuvvetli olması gerekir ki savcılık bu davayı açsın. Delil olmadan sadece inanışınız ya da ispatlayamayacağınız bir durum için savcılık suç duyurunuza takipsizlik kararı verir . Yani dava açmaz.
11- Kötüniyetlilere karşı HAYTAP ismi koruma altına alınmış mıdır ?
HAYTAP ismi ve logosu için bir Türk Patent ve Marka Enstütüsüne marka başvurusu yapılmış olup , kötü niyetli girişimlere karşı isim , marka ve sembol olarak tescil işlemi gerçekleşmiştir. Sadece bu çatı fikrini benimseyen derneklerimiz ya da gerçek kişiler bu ismi ve sembolü kullanabileceklerdir. Uzun vadedeki hedefimiz tüm türkiye’de hayvansever kavramının hayvan hakları koruyucuları şekline gelmesi ve bunun önderliğininde civarımızda bulunan bir çok irili ufaklı birbirine benzeyen isimler yerine herkesi temsil eden ve kucaklayan bir isim altında olmasıdır.
12- Türkiye’deki mevcut dernekler ve gönüllüler meydana gelen bu zulmü çözebilecek kapasitede mi ?
Şunu kabul etmek gerekir ki hayvan hakları hareketi ancak son 5-10 yılda ciddi bir ivme kazanmıştır ve bugüne kadar sorunlar gerçekten kemikleşmiş ve içinden çıkılamayacak hale gelmiştir. Türkiye’de hayvan haklarının korunması ile ilgili bir çok dernek ve vakıf olmasına rağmen gönüllü sayıları ve maddi durumları çok çok azdır. Derneklerde çalışan kişiler genellikle maddi kaynak bulmakta korkunç zorluklar çekmekte , toplum zaten kendilerine ‘çılgın , çatlak, deli hayvanseverler’ diye bakmakta ancak başlarına bir felaket geldiğinde ‘nerde bu dernekler , hayvan severler?’ diye ayaklanmaktadır. Oysa Türkiye’de hayvan sorununun bu kadar ciddi boyutlara vardığı bir ortamda birkaç derneğin bu işi pratik olarak çözebilmesi bu ekip anlayışı , bu kısır döngü , bu ekonomik zorluk ve ko-medyanın ayrdımıyla bu imaj sorunu ile çözmesi mümkün değildir. Sorun derneklerin üstesinden kalkamayacağı kadar derindir. Bu işe büyük paralar yatırmış bir çok kişi ekonomik olarak da çökmüş durumdadır. Derneklerin yapması gereken en büyük çalışma olması gereken lobbycilik , kamuoyu oluşturma , kendi bölgelerinin yetkilileri ile ilişki kurma işi maalesef başarılı olamamıştır. Oysa gelişmiş toplumlarda tüm sivil toplum örgütlerinin devletin kilit kadroları ile yakın temasları vardır. Bu yakın temas lobbycilik , ikna etme ,sponsor bulma , kamoyu oluşturma , hukuki adımlar atma hatta ve hatta politikacıların karşısına ciddi bir oy potansiyeli olarak çıkma şeklinde gösterir.
Mevcut sistemimiz içinde dernekler ve vakıflar kapalı bir kutu kaldıklarından ne dışarıya kendilerini anlatabilmişler ne de dertlerini anlattıkları grup kendi çevrelerinden dışarıya taşamamıştır. Bir diğer değişle kendi kendilerine kendilerinin propagandasını aşmak devri gelmiştir. Çünkü bu iş sadece birkaç derneğin tekeline bırakılamayacak kadar ciddi olup olaya konu ile alakası olmayan diğer sivil toplum örgütlerinin de sahip çıkmaması gerekir.
Bizlerin gönlünde hep şöyle bir şey yatmıştır esasında. Hayvan hakları ile ilgili olarak Türkiye’nin her hangi bir köşesinde bir yürüyüş , bir kutlama , bir panel , bir protesto , bir basın açıklaması olduğunda amacında dahilinde olmasa bile örneğin Tema’yı , Akut’u , ya da Lösemili Çocuklar Derneğini ya da çağdaş yaşamı destekleme derneğini veyahut Sokak çocukları ile ilgili herhangi bir derneği hatta işçi sendikalarını da yanımızda görmektir. Olayın kitlelere mal olması halinde bu çözümlenecektir. Tek bir pankartla da destek olunabilir , basın açıklaması ile yanımızda oldukları ile de..aynı şekilde onların da ihtiyaçları olduğunda hayvan hakları savunucularının , derneklerinin de onların yanında bulunması halinde örgütlü bir topluma doğru gidilecektir. Bu karşılıklı güvenle ve yaşam hakkına saygı duyan tüm sivil toplum örgütlerinin devletin karşısına güçlü olarak çıkmasına , daha çok ciddiye alınmalarına da neden olacaktır.
13-Yurtdışından sağlanacak destek bize fayda sağlamaz mı ?
Aslında bu soru yukarıdaki soru ile çok bağlantılı. Türkiye’de hayvan hakları hareketinin çok ciddi bir boyutta ele alınması ve derneklerin birbirleriyle hatta kendi içlerindeki iç çatışmadan kurtulup düzenli örgütlü bir hale gelmesi gerekiyor. Maalesef derneklerin zaman içinde bölünerek çoğalması kendi içlerinde daha başka derneklerin kurulmasına neden oluyor. Halbuki bu hareketi ve kamuoyunda ses getirme eylemini daha çok baltaladığı inancındayız. Ne kadar birlik içinde hareket edilirse o kadar yol katedilecek kamuoyundaki herkesle kavga eden "yanlış" hayvansever imajı o derece hızla değişecektir.. Eğer bu imaj sorununu yenersek bundan sonraki aşamada zaten tüm canlarımız için destek de gelecektir. Kendi içinde bile anlaşamamış , bölünmüş , sevginin nasıl gösterileceği konusunda incir çekirdeğini bile doldurmayan konularda anlaşamayan bir çok kişiyi bırakın yurtdışını Türkiye’deki muhtarlar bile ciddiye almaz. Halbuki hareketin organize saygınlığı olan ciddiye alınan bir çatı altına alınması uzun vadeli hedeftir. Biz bunun için şu aşamada Hayvan Hakları Federasyonunun (HAYTAP) olduğunu düşünüyoruz. Çünkü resmi olarak federasyon aşamasına henüz geçilmemiş olsa da Türkiye’deki bu federasyona hemen hemen her ilden dernek ve vakıf bir şekilde olması hedeflenerek ciddi ve saygın bir ses yükseltilmesi hedeftir. Dolayısıyla aslında uzun vadede beğenilse de beğenilmese de bilgisiz ama yetkili organların muhatap alacağı resmi bir federasyon çatısı altında sivil toplum örgütü burasının olması hedeflenmektedir. Bunun için çalışmalar halen devam etmektedir.
14- Medya bu vahşetin gündeme gelmesine neden yardımcı olmuyor ? Herkesin bildiği fotoğrafları neden yayınlamıyor ?Aslında ko-medya bu konu ile ilgili olarak ciddi bir müşteri (!) potansiyyeli olduğunun yeni yeni farkına varıyor. Geçmiş yıllara göre hayvanlara ayırmış olduğu sayfalar yetersiz olsa bile arttığını gözlemliyoruz. Gelgelelim gazeteciler haber hazırlarken genelde diğer meslektaşları ile rakabet halinde olduğundan ve kendi ilginç haberlerinin editörleri tarafından kabul edilmesini sağlamak için haberlerinde daha çok ilginç olabilecek ya da pembe haber olabilecek nitelikteki güzel görüntülü haberleri koymayı tercih ediyorlar. Maalesef onlar da olaya bir ticari Pazar ve gazetenin bu ilgili sayfasının satışının artması olarak algılıyorlar. Kitabımızın sayfalarında görmüş olduğunuz görüntüler konuya yabancı olanları şaşırtmasın Türkiye’de her gün meydana gelmesine rağmen hayvanların oy hakkı olmadığı , dilleri olmadığı için yer bulamamasına neden olduğunu düşünüyorum.Çünkü gazete editörleri gazetelerinde ‘insanlar sabah kahvaltı yaparken ben bu vahşi görüntüleri , haberleri gazeteme koyamam’ zihniyeti ile yaklaşıyorlar. Onun yerine İngiltere kraliçesinin köpeğinin günde 10 kg et yemesi ya da petshoptan yavru köpek almış bir sanatçının köpeği ile oynayıp kameralara gülümsemesi veyahut bir atın ya da ayının sirk cambazlığı yapmasını haber olarak değerlendirip mutfak kısmını asla göstermiyorlar. Çünkü onların geneli bile maalesef hayvanlar üstünden dolaylı da olsa para kazanıyorlar. İçlerinde bu işe gönül vermişler istisnalar yok mu ..? tabii ki de var..ama biz burada genel zihniyeti ve bakış açısını konuşuyoruz..
Biz bekleriz ki hayvana yapılmış eziyetlerden her gün bizlere o kadar çok şikayet geliyor ki bunu haber yapsınlar ve ertesi günlerde bu haberin devamını da sütunlarına taşısınlar..yani kedinin gözüne sülfirik asit döken adamın haberini verdikten sonra ertesi gün haberini tazele ve devletin ilgisiz ama her nasılsa yetkili makamının ne yaptığını sor...bunu haberleştir...okuyucu sayfayı çevirdikten sonra zaten bir daha dönüp o sayfaya bakmıyor..ama haberi sıcak tut sonunu getir..bir ay iki ay gerekiyorsa haberi takip et..belki failin yakalanmasında , ceza almasında , kamuoyu oluşturulmasında senin de gazeteci olarak , editör olarak sorumluluğun olacak..para ve rekabet dışında bunun manevi hazzını da tat...haberin takipçiliği yok lafın kısası. İşte burada medyanın komedya haline gelmesinin nedenlerini de görüyoruz belki..ya da gasteci ile gazeteci arasındaki farkı !
Ancak şuna emin olun internetteki web siteleri boyalı basından daha fazla takip ediliyor. Dolayısıyla bizler sansür yapmadan tüm gelen haberleri fotoğrafları ile beraber yayınlayıp , gazetecilerin yapamadığını yapmaya çalışıyor , sizlerden destek bekliyoruz.
15- Şikayet dilekçesi veriyorum ama devletin kurumları harekete geçmiyor ?
İlgili makamlara başvuruyu yapan arkadaşlar da şikayet dilekçesi veriyorum ama devletin kurumları harekete geçmiyor ? diye yakınıyor.
Dikkatinizi tekrar çekmek istediğimiz için önemli olan bu bölümü tekrar kaleme almaya karar verdim. Çünkü yanlış makamlara yanlış şekilde başvurular yapılıyor. Doğru yerlere doğru başvuru yapıldığında da İŞLER TAKİP EDİLMİYOR.. Dilekçe vermekle devletin memurunun kendiliğinden harekete geçileceği sanılıyor…en büyük yanlış da burada…
Dilekçe vererek ancak kendi ruhunuzu tatmin edebilir vicdanınızı rahatlatabiliyoruz. Halbuki önemli olan yılmadan bürokrasi ile mücadele etmektir ve olayı sıcak tutmaktır. Özellikle il çevre müdürlükleri , il tarım müdürlükleri ve gerektiğinde savcılığa verilen dilekçelerden sonra bunların akıbetleri doğru düzgün takip edilmemekte ya da çoğu zaman baştan savma bir dilekçe yazıldıktan sonra üzerinden de zaman geçmesi ile başvuru bile şikayet sahibi tarafından unutulmaktadır. Aslında biraz girişkenlik ve soruşturma ile dilekçenizin akıbetini devamlı takip etmek elinizde olduğu gibi yazmış olduğunuz dilekçeyi nereye verirseniz ekinde ilgili mevzuatdan delillerinize kadar hepsini eklemeniz beklenir. Sizin devletten konumuzun hassasiyeti (!) icabı böyle bir çalışma yapmanız beklenir ki yetkili makamlar nezdinde başvurunuz ciddiye alınsın ve failler hakkında gerekirse soruşturma açılsın.
16- Savcılığa Örnek suç duyurusu başvuruları var mıdır ?
Lütfen web sitemizin hukuk bölümümüze bakınız.
17- İl çevre müdürlüğüne de suç duyurusunda bulunabilir miyim ?
Sahipli hayvanlar için savcılığa sahipsiz hayvanlar için il çevre müdürlüğüne ihbarda bulunabilirsiniz. Ancak delillerinizi de muhakkak dilekçenize ekleyin. Yoksa ispatlanamamış bir şey için devlet mekanizmasını harekete geçirmek çok zordur.
18- Bulunduğum ilde kimlerle hayvan koruma görevlisi olarak beraberce çalışabilirim ?
Lütfen HAYTAP ‘a üye dernekler başlığı altındaki ilgili ili bulun oradaki kişilerle temasa geçin. Unutmayın çok gönüllüye ihtiyacımız var ve halen sayımız çok az. Burada amaç tektir o nedenle insanlar arasında yaşanan kimi menfi durumları tolere etmeniz ve hoşgörü göstermeniz hatta daha iyisini sizin yapmanız ve gönüllü olmayan bölgede ise sizin oradaki kişileri örgütleyip HAYTAP çatısı altında örgütlemeniz beklemekteyiz.
19- PETSHOPLARDAKİ YAŞANAN DRAM VE KÖTÜ MUAMELE İÇİN NE YAPABİLRİM ?
Petshoplardan sorumlu makam İl tarım müdürlüğüdür . ruhsatından denetimine kadar sorumlu tek yer burasıdır. Ancak buradaki makamlar çok yavaş ve hantal çalışıp görevlerini seri ve net olarak yerine getirmemektedirler. Hukuk sayfasındaki örnek dilekçelere bakıp benzer dilekçelerle sizler de bu kurumu şikayet ettiğiniz bu petshplar için devamlı dilekçeye boğunuz , bilgi edinme kanunu kapsamında denetimlerin ne zaman yapıldığını sorunuz. Sonuçta buraları kapattırmak ya da ruhsatlarını iptal ettirmek yetkisi il tarım müdürlüğünde olduğu için sessiz kalmak ya da lanet okumak yerine aynı yer üzerine on- yirmi dilekçe verildiğinde bir gün elbet harekete geçeceklerdir.
Hatta durumu daha da büyütüp noter vasıtasıyla bu petshoplarda bir tesbit yaptırıp sonradan il tarım müd'ne şikayette ve ihbarda bulunun. dilekçenizin sonucunu devamlı takip edin. Baskı kurun. Genelde verdikleri yanıt çok diplomatik , hata yaptıklarını kabul etmeyen her şeyin yolunda gittiğine dair şeklinde olacaktır , ancak bu sizi yıldırmasın. usulüne uygun çalışmayan , Petshop kapattıran çok arkadaşımız başarılı olmuştur. Maalesef bu işte rant ve kar hırsı çok yüksek olduğundan işi gücü deneyimi olmayan ya da basit bir kursla bu işi yapmak için sırada bekleyen çok kişi vardır. O nedenle etrafınızdaki herkesi petshop denilen yer yerine BARINAKlardan sahiplendirmeye özendirin. Hem paranız cebinizde kalır , hem orada yaşanan feci dramı etrafa göstermiş olursunuz , hem de terkedilen hayvanlardan bağışlanmak için insanoğlunun büyük bir günahını temizlemiş olursunuz !
Ayrıca , bu konu ile ilgili olarak HAYTAP'ın altında açılmış bulunan www.kanlipara.com ya da www.petshopgercegi.com adlı siteye dikkatli olarak göz atmanızı rica ederiz.
21- Ev hayvanlarımın tahliyesi için zabıta hayvanlarımı evin içinden tahliye edebilir mi ? Mahkemeden şikayet edenin hayvanların tahliyesi için tahliye kararı alması gerekir. Zabıtanın yetkisinin sınırları bellidir. Sadece hijyen koşullarına uymama , temizlik kurallarına aykırılık nedeniyle idari para cezası keseiblir. (Ona dahi itiraz edilebiliyor mahkemelerde ) Pratikte insanlar mahkemeye gitmeyi masraflı ve külfetli bulduğundan hemen zabıtaya yöneliyorlar..zabıta da yanlış uygulama sonucu böyle bir uygulamasının olduğunu sanıyor..
Biraz diş gösterin…Türkiye'de maalesef böyle..hayvan sahipleri kendilerini genelde mazlum ve sinmiş olarak gördükleri için yapılan her türlü şeye boyun eğiyorlar..itiraz edin yasal haklarınızı bildiğinizi , akisi takdirde görev ihmalinden ve yetki aşımından savcılğıa vereceğinizi söyleyin.
Ayrıca haytap web sayfasının hukuk bölümünü detaylı olarak inceleyin
Bu konuda yakında tüm bu detayları anlatan bir kitap çıkacak..Orada tüm bunlara karşı bilgiler bulacaksınız.. ( biraz daha dayanın..kitap yayıncı aşamasında..:))
24- EV HAYVANLARININ TAHLİYESİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA BANA ÜCRETSİZ OLARAK HUKUKİ DANIŞMANLIK YAPABİLİR MİSİNİZ ? AVUKAT TAHSİS EDER MİSİNİZ ?
Avukatlık yasasına göre ücretsiz olarak hukuki danışmanlık yapmak ya da davalara girmek yasaktır. Bu sayfadaki bilgiler size genel bir bilgi edinmeniz için verilmektedir. O nedenle ücretsiz avukatlık ya da danışmanlık hizmeti mümkün değildir o nedenle öncelikle İhtilaf çok ciddi boyuta geldiğinde profesyonel bir avukatlık hizmeti almanız tavsiye edilir. Zaten hukuk bölümündeki konuyla ilgili dilekçeler sizi oldukça bilgi donanmı yapacaktır ki bunlar ücretsiz olarak paylaşılmaktadır.
Fakat etik olarak , kendi hayvanınızın iyiliği için almış olduğunuz bu bilgiler karşılığında sokak hayvanlarına , kimsesiz hayvanlara , barınaktaki fukaralara yardım etmenizi beklemekteyiz. Yani kendine bir şekilde ev bulmuş koruma altında bulunan hayvanların , bu bilgiler karşılığında kimsesiz gariban sokak hayvanlarına BURS vermesi gerektiğini düşünüyoruz. O nedenle güç birliği federasyonuna bu bilgiler karşılığında yapacağınız en ufak bir yardım onların DA kurtulmasına yarayacaktır.
25 - HAYVAN( LAR)IMIN EVDEN TAHLİYESİ İLE İLGİLİ OLARAK BANA KARŞI DAVA AÇILIRSA YA DA BÖYLE BİR DURUM OLASILIĞI VARSA NE TAVSİYE EDERSİNİZ ?
25-1- İlk apartman toplantısında çoğunluğu elde edip apartman yönetimi sözleşmesini 4/5 çoğunluğu sağlayarak değiştirmek.
25-2- Bunu sağlayamayacağınızı tahmin ediyorum o zaman onlar aleyhine kaçak yapılaşma davası açmak. Sığınağının olmaması , balkonların eve dahil edilmesi , kirişlerin kolonların kesilmesi , projeye aykırı her türlü davranış ( projenin orjinali bağlı bulunduğunuz imar müdürlüğünden bulabilirsiniz ) , yangın merdiveninin olmaması gibi…yani koza karı koz…onlar sizin aleyhinize olan hüküm değiştirmezlerse siz de bu davayla onlara karı bu davayı koz olarak tutacaksınız.
25-3- Diğer bir yol…dava açarlarsa 5199 sayılı hayvanları koruma yasasının ilgili maddelerinde bakıma muhtaç ev hayvanlarının sokağa atılamayacağına dair madde var…bu maddeyi kullanmak..yani hayvanınızı sokağa atarsanız cezası var…mahkemede bunu savunacaksınız…çünkü bu yasa evde hayvan beslemeyin demiyor…
25-4- Ayrıca Türkiye’nin 2003 yılında imza attı uluslararası ev hayvanlarına dair bir sözleşme var…bundan kimsenin haberi yok…özellikle avukatların ve hakimlerin…bunu da mevzuat bölümümüzde bulabilirsiniz..bu sözleşmeye göre Türkiye zaten ev hayvanlarının kapıya konulamayacağını cumhurbaşkanının başbakanın imzası ile dahi kabul etmiş durumda..bu yasa da resmi gazetede yayınlandı….uluslararası sözleşmeler anayasa 90/sona göre kanun hükmünde..bunu da mahkemede savunacaksınız…
25-5- Ayrıca aşağıdaki linkten bu konuyla ilgili tüm detaylı bilgileri , bilimsel makaleleri de sunuyoruz.
26 -ZOR BİR MÜCADELE ...BİZ BUNDAN NE KAZANACAĞIZ ?
Yapacağınız bu mücadele esasında sırf kendi hayvanınızın değil , Türkiye'de bir zihniyetin dğeişmesine neden olacaktır. Bunu daha kapsamlı olarak geniş açıdan böyle düşünmeniz Alacağınız emsal kararlar , lehe olan yargıtay onamaları uzun vadede bir zihniyet değişimini de sağlayacaktır.
Mücadele ede ede ve zorlaya zorlaya kazanacağız ve bazı zihniyetleri değiştireceğiz…bu hayvanları hem ithaline izin veriyorlar sonra da evde besleyenlere de ceza veriyorlar..sokakta bırakınca da itlaf ediyorlar….yani ticaretine ve doğumlarına izin var…rahat rahat ölmelerine izin yok..dilekçenizde bunu da vurgulamanız gerekiyor…
Bu konu ile ilgili olarak avukatımız Ahmet Kemal Şenpolat'ın Istanbul Barosu dergisinde yayınlanmış uzun ve ciddi bilimsel bir makalesi bulunmaktadır. Hukuk sayfasında lütfen o linki bulup orayı da okumanızı tavsiye ederiz. Bu Türkiye'de bugüne kadar bu konuda yazılmış ilk ve tek makaledir. Avukatınız ile bu makaleyi ve görüşleri davaya yanıt dilekçenizde kullanabilirsiniz.
27- TASMASIZ GEZDİRİLEN HAYVANIN başkasına vereceği zararla ilgili . yasal düzenlemeler nedir ?
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması:
MADDE 177. - (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Aslında burada şöyle düşünmek daha doğru olur. Köpeğiniz tasmalı da olsa tasmasız da olsa bir üçüncü şahsa zarar verdiğinde sizin kedi - köpek – at – eşek vs sahibi olarak sorumluluğunuz vardır. Çünkü siz gerekli özeni göstermemiş ve , gerekli tedbiri almamışsınızdır. Herkesten de hayvan sevmesini bekleyemezsiniz. Öte yandan , hayvan doğası gereği devamlı açık havada gezmek ister. Koşmak ister. Siz onu tasmalı da gezdirseniz aylarca hatta yıllarca bir kulübede hareket etmeden tutup daha sonra canınız sıkılınca gezdirmeye kalktığınızda ondan normal olarak toplum içinde davranmasını bekleyemezsiniz. Sizin üşengeçliğinizi , marka duygunuzun sorumluluğunu ona atamazsınız.
28- Yasalarımızda tasmasız köpek gezdirmekle ilgili bir yaptırım bulunuyor mu? 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı hayvanları koruma yasamıza göre bütün hayvanlar eşit doğar ve bu kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına ve insanlar tarafından işkence , eziyet ve kötü muamele görmeme hakkına sahiptir.
Ancak hayvanların bu hakkı var diye onları özgür ortamlarından kent ortamına soktuğunuzda toplu yaşam kurallarına uyacak bir şekilde davranmamazlık yapmasını “sahibinden” bekleyemezsiniz. Hiç kimse tüm kent hayatının gerektirdiği kurallara uymaktan kaçınamaz.
Pratik hayatta maalesef çok sık bir şekilde gördüğümüz üzere insanlar özellikle kent ortamında yaşaması mahzurlu kimi köpek türlerini örneğin kangal , St Bernard , kurt , rotweıller hatta yasak olmasına rağmen pıttbul gibi köpek cinslerini kendi aciz , bastırılmış kişilikleri ile bütünleştirip onların gücüyle bir anda daha fazla güç sahibi oldukları kanıtlamak için sahip olmaktadırlar. Yani kurt köpeğini sokağa çıkarttıklarında , hele tasma da takmayıp başka hayvanları ya da insanları korkutmak , böbürlenmek , güç gösterisi yapmak , sırf bu amaç için sokağa çıkartmakla bir aslına olmayan bir güç egosuna sahip olmaktadırlar. İşte bu bilinçsiz hayvansahiplerinin cezasını kimi zaman tüm toplum ve hatta “tüm canlar” çekmektedir.
Bunun, kimi zaman toplumda markalı elbise alıp gezinmek ya da güçlü bir araba alıp caddeye çıkmaktan hiçbir farkı yoktur. Fiziksel olarak çok küçük boyutlu hayvanlara ( kedilere , ya da küçük köpeklere ) tasma takmıyorsun diye ceza kesmek de mümkün değildir. Ancak yapı itibarıyla büyük olan tüm hayvanların ileride bir üçüncü şahsa zarar vermesi durumunda sahibinin sorumluluğu gerekli tedbiri almadığından , gerekli özeni göstermediğinden dolayı mahkemece tazminata mahkum edilebilir , verilecek tazminat oranının hesabında dikkate alınabilir. Çünkü hayvan beslemek , bir “can”ın en azından 20 yıl yani bir ömür sorumluluğunu üstlenmektir. Hayvan sahibi olmak çok kolaydır ama cana sahip olmak , “can” sevmek o kadar kolay değildir . Zaten bazıları sadece kendi hayvanlarını , bazıları ise tüm canları severler. O’nu gençken , kuvvetliyken alıp sonra canı sıkılınca , modası geçince sokağa terketmek bile hem 5199 sayılı yasaya göre , hem de tanrı katında vicdanen suçtur aslında – ki sokak hayvanları artık dikkat ederseniz cins sokak hayvanları olma yolunda maalesef ilerlemektedir
29 – Hayvan sahibinin bu durumda sorumluğu nedir ?
Hayvan sahibinin sorumlulukların başında hayvanın tasmayla gezdirilmesinden tutun da hayvanın aşı karnelerinin düzenli olarak tutulmasına , hayvanların toplumun genel kullanım alanında dışkısını yapmamasına kadar çok geniş sorumluluğu kapsar. Medeni kanunumuz , herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken kendisinden beklenen dürüstlük kurallarına uymasını bekler. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz demektedir. Ya da siz sadece bir hayvana sahipsiniz diye insanların komşuluk hukukuna aykırı hareket etme hakkınız olamaz. Yani , özgürlüğünüzü kullanırken diğer insanların haklarına müdahele edemezsiniz . Öte yandan hayvan sevmeyen insanlar da kalkıp kent de sen niye hayvan besliyorsun , da diyip bu kuralın arkasından dolanamaz , hayvan sahiplerini bu cümleyi kullanarak ızrar etmemesi gerekir. Husumetli olduğu komşusunu sırf tasmalı ya da tasmasız hayvan besliyor diye intikamını hayvan sahibinden ya da hayvandan alamaz. bu bir denge meselesidir.
30- Köpeğimiz tasmasız bir köpeğin saldırısına uğrarsa, biz tasmasız bir köpek tarafından zarar görürsek hukuki olarak yapabileceğimiz şeyler var mı?
Onu hem asosyalleştirip toplumdan uzaklaştırıyorsunuz , insanlarla , ağaçlarla , arabalarla , toprakla haşır neşir olmasını engelliyorsunuz arkasından da hava atmak istediğinizde , dışarı çıkarttığınızda hayvan fevrileştiğinde hayvanı tasması olmasına rağmen suçluyorsunuz. Bu kesinlikle hayvanın suçu değildir. Dağlarda yaşaması gerekli kocaman bir kangalın , kurt köpeğinin psikolojisini bir hücre gibi kulübeye kapatarak bozduktan sonra ondan size bile iyi davranmasını beklememelisiniz. Böyle bir durumda zarar gören taraf tabii ki tüm maddi zararlarını hayvan sahibinden karşılayabilecektir.
Hayvan sahibinin ise kendisini kandırmak adına “ bu havyan zaten deli –çılgın “ diye hayvanı suçlaması ve onu uyutmaya kalkması ise olayın tamamen daha büyük bir trajedesidir. Hayvan sahibi asla sorumluluğu kendinde aramak istemediği için , kendini kandırmak istedği için dili olmayan , derdini anlatamayan hayvanı suçlamaktadır. 5m2 kulübe içinde yıllarca ömür geçiren bir Kangaldan , Dalmaçyalıdan , Golden Retriever’dan , St Bernard’tan nasıl birden bire sosyal olmasını bekleyebilirsiniz ki ? Hangi tasma bu psikoloji içinde yaşayan hayvanların toplum içinde uyum olmasını sağlar ?
Bu hayvan elbette insana da saldıracaktır , kendisinden daha güçsüz durumda olduğunu hissetiği başka bir masum hayvana da . Hele ki sahibi bu köpeği bir de şiddetle , kırbaçla , kamçıyla sadist duygularını tatmin ederek eğitmişse. Hayvanlar tabii ki de bu durumda sokakta aniden ona benzettiği kırbacı da , bastonu da , çantayı da , paltoyu da gördüğünde hemen karşı atağa kalkacaktır. Sadece sahibinden daha fazla eziyet görmemek ve ona olan sadakatini kanıtlamak için.
Dilleri yok dertlerini anlatsınlar , onları dinleyen yok doğru düzgün yasalarla haklarını korusunlar.
31- Kanunda düzenlenen Yerel Hayvan Koruma Gorevlisi Nedir?
Yerel Hayvan Koruma Görevlisi kavramı, hem 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda hem de bu kanunun Uygulama Yönetmeliğinde yer almaktadır.
Özellikle kedi köpek gibi sahipsiz hayvanların, kendi mekanlarında, bulundukları bölge ve mahallerde yaşamaları sorumluluğunu üstlenen GÖNÜLLÜ KİŞİDİR.
Hayvan Koruma Görevlisi olabilmek için; aşağıda sayılacak evraklarlar, İl Hayvan Koruma Kurulu’na sunulmak üzere İl Çevre Orman Müdürlüğü’ne başvurmak gerekir.
Gerekli evraklar:
1- Kendi öz geçmişinizi de içeren (özellikle hayvanlarla ilgili bir dernek, vakıf ya da örgütte görev alındıysa, belirtilmeli) başvuru dilekçesi,
2- İkametgah Senedi
3- T.C. Kimlik Numarası
4- Nüfus Cüzdan Fotokopisi
5- 2 Adet Resim
Yapılan başvuru, İl Hayvan Koruma Kurulu tarafından kabul edildiğinde, ilgili yerel Belediyeye başvuru gönderilip 1 günlük eğitim maksatlı seminer açması için yazı yazılır. Yerel Belediyeler, belirli bir sayıya ulaşan başvuranlara, bu semineri açmakla mükellefler. Bu seminerden 1 hafta 10 gün sonra, Koruma Görevlisi Kartını almak mümkün.
Kart, 1 yıllığına verilir. Yıl hitamında, faydalı hizmetlerde bulunmuş olanların görev süresi uzatılır.
Yerel hayvan koruma görevlileri;
a) Bölge ve mahallerindeki sahipsiz hayvanların özellikle kedi ve köpeklerin bakım ve aşılarının yapılması, aşılı hayvanların işaretlenmesinin sağlanması, bölgedeki hayvanların kısırlaştırılması ve aşılandıktan sonra geri bırakılmak veya sahiplendirilmek üzere belediye tarafından kurulan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetler kapsamında yerel yönetimlerle eşgüdüm sağlamakla,
b) Bölgelerindeki lokanta, işyeri ve fabrika gibi kuruluşlardaki besin maddelerinden sahipsiz hayvanların faydalanmasını ilgili belediye ile işbirliği içinde gerçekleştirmekle,
c) Görevleri kapsamında tespit ettikleri olumsuzlukları il müdürlüğüne bildirmekle,
ç) Bir yıl boyunca yaptıkları çalışmaları Aralık ayı içerisinde bir rapor halinde il müdürlüğüne vermekle,
d) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları koruma amacına yönelik olarak geçici bakımevi yararına sosyal etkinlikler düzenlenmesine yardım etmekle,
e) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması ile ilgili konularda halkı aydınlatmak amacıyla dergi, broşür ve benzeri yayınların çıkarılmasında yerel yönetimlere yardımcı olmakla görevli ve sorumludur.
32- Başbakanlığa yazı yazmak istiyorum - email atmak istiyorum ..Ne yapmam gerekir ?
Belediyeler ve VALİLİK 'lere yazmış olduğunuz yazıları aynı zamanda lütfen bütün sorunlarınızı BİMERE de cc yapın, ayrıca direkt olarak 150 yi arayın.
Üst mercilere yapılan şikayetler, alt kademe tarafından daha çok dikkate alınır, SÜMEN ALTI EDİLMEZ.
Daha detaylı bilgi için lütfen hukuk bölümümüzü de ziyaret edin..aşağıdaki linki tıklayın :
http://www.haytap.org/index.php?option=com_content&task=view&id=391&Itemid=1093
33- ABD'ye uçakla kedimi ya da köpeğimi götürmek istiyorum ? Problem çıkar mı ?
Amerika`da avrupa ülkelerinin çoğunun aksine karantina yok ve THY direkt ucacagi icin de sorun olmaz, kedinizi kafese koyup kabinin iceine alabiliyorsunuz .
Ama , avrupa baglantili ucus olursa...o zaman sorun cok..Kedinin asi karnesi ile Tarim Il Mudurlugune gidecek ve mense-i sahadetname almanız lazım..1 saatlik is yani..eğer söz konusu olan köpekse yine 5kg ya kadar kabin içine alıyorlar..5kgnun üstü maalesef riskli bir bölüm olan kargodur.
İngiltere bu konuda çok sıkıdır. tüm hayvanlarınız altı ay boyunca karantina denilen çiftliklere alınır buralarda gidip görebilirsiniz , besleyebilirsiniz fakat bu altı ay süresi için de sizden ücret alırlar. Daha sonra bu hayvanın pasaportu olur ve artık o bir ingiliz vatandaşı gibidir !
Hollanda 'ya ise örneğin 3 kedi ya da köpekten fazlası ile girişinize izin verilmez.
Telefon acip rezervasyon yaptirmak şart . Kafesiyle birlikte 5 kilo olacak derler ama azcik fazla da ciksa sorun olmaz. Rezervasyon sart cunku kabine 1 hayvandan fazla hayvan almiyorlar.
34- Sahipli bir hayvana gerekli bakım yapılmıyor , sahibi tarafından kötü davranılıyor ne yapmam gerekir ?
Hayvan hakları ihlali tutanağı
MADDE 49 – (1) Bakanlık veya mahallin en büyük mülkî amirince görevlendirilen denetim elemanlarınca yapılan denetim sonucunda; 5199 sayılı Kanunda belirtilen fiillere aykırılık tespit edilmesi durumunda, Ek-8 deki Hayvan Hakları İhlali Tutanağı düzenlenir.
El koyma
MADDE 50 – (1) Denetim sonunda; 5199 sayılı Kanuna aykırı hareket eden ve bu suretle bulundurduğu hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal ettiği ya da onlara ağrı, acı veya zarar verdiği denetim elemanlarınca tespit edilen kişilerin hayvanlarına, denetime ve idarî para cezası vermeye yetkili makam veya merci tarafından el konulur. Denetime ve idarî para cezası vermeye yetkili makam veya merci, yerel yönetimlerle işbirliği yaparak söz konusu hayvanların yeniden sahiplendirilmesini ya da koruma altına alınmasını sağlar.
34- Bir hayvana tıbbi müdahele yapan kişi hayvana yapmış olduğu bu davranışı için nereye başvurmak gerekir ? Ne yapılması gerekir ?
Eğer veteriner olmadığı halde hayvana kötü muamele yapan kişi bu hareketi ile hayvana zarar veriyorsa ya da vermişse 6343 sayılı Kanun'un 68. maddesi kapsamında (6 ay ile 2 yıl arasında hapis cezası) savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerekiyor. Eğer bu eylemi yapan kişi veteriner hekimse hemen o bölgedeki veteriner hekimler odasına elinizdeki delillerle başvurmanız ve oradan alacağınız kararı da emsal olarak kullanmak üzere savcılığa suç duyurusunda bulunmanız gerekmektedir.
35- Petshop mağduruyum ne yapmam gerekir ?
Lütfen aşağıdaki linki tıklayın :
http://www.petshopgercegi.com/index.php/magdurlar-ne-yapmali/
http://www.petshopgercegi.com/index.php/2008/06/09/bir-dilekce-ornegi/
35- Bir hayvanın borçtan dolayı haczi mümkün müdür ?
2004 Syl. İİK. m. 82/1-4. bend, "Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları..."
m.82/5. bend, "Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları"
m.82/1-7. fıkra,2. cümle, "Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları",
m.82/2. fıkra, son cümle, yukarıda "... 4, 5, 7 ve ... numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasırdır."
"YAVRULU HAYVANLARIN HACZİ" başlığı altında düzenlenmiş olan, m. 83/b, "Hayvan hacizlerinde, anaları tarafından beslenme ve bakılmaya muhtaç olan yavrular analarından ayrı haczedilemiyecekleri gibi bunların anaları da yavrularından ayrı haczedilemezler."
Diğer yandan, 5199 Syl. HKK. m. 5/6. fıkra, "Ticari amaç güdülmeden bilhassa ev ve bahçesi içerisinde bakılan ev ve süs hayvanları sahiplerinin borcundan dolayı haczedilemezler." denilmektedir.
Her iki yasanın hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, eşek ev ve süs hayvanı olmadığından yük, binek ve arazi hayvanı ve belirli bir ticari değer biçilebilir hayvanlardan kabul edildiğinden, doğrudan doğruya haczedilemezlik engeli bulunmamakta, ancak İİK. hükümleri kapsamındaki istisna durumlar var ise haczedilemezlik ileri sürülebilmektedir. Yani eşeğin haczi, 5199 sayılı Kanunun m. 5 kapsamı dışında kalmakta, İİK m. 82, 83/b maddelerindeki istisna koşulları da yok ise, haciz mümkün olmaktadır.
İnek ya da diğer büyük ya da küçük baş hayvanlar ile kanatlı kesim hayvanları da buna dahildir.
Fakat bunun değiştirilebilmesi için uğraş vermemiz gerekmekte.
Nasıl ki emeklilerin emekli maaşı SGK Kanunu ile haczedilemez hale dönüştürüldü ise, sahibinin herhangi bir borcundan dolayı, hayvanların da haczedilebilirliği tamamen ortadan kaldırılmalıdır.
36-Yaralı Hayvan Gördüğümde Ne Yapmalıyım?
Yaralı bir hayvan gördüğünüzde kesinlikle tek başınıza müdehale etmeyin... Kedi yada köpek hangi hayvan olursa olsun yaralı iken saldırgan olabilir. Bu gibi durumlarda eğer tek başınıza müdehale edebileceğiniz bir halde ise alabilirsiniz. Aksi bir durumda profesyonel bir yardım istemeniz gerekmektedir. Eğer maddi durumunuz el vermiyor ise size en yakın belediyenin veteriner işleri müdürlüğünden yardım istemelisiniz. Bir diğer seçenek ise masrafları üstlenmek şartı ile sokak hayvanı olduğunu belirterek dostumuzu size en yakın veterinere götürebilirsiniz. Eğer veteriner klinikleri ile ilgili her hangi bir bilginiz yok ise bize danışabilirsiniz.
38- Evcil Hayvan Sahibi Olmak istiyorsanız ne yapabilirsiniz ?
Sorumluluğunu almayı düşündüğünüz evcil hayvan türüyle ilgili bilgi edinin. Bu seçiminiz doğrultusunda hayatınızda bazı değişiklikler yapmanız gerekebileceğini unutmayın. Türe özgü bakım şartlarını , ona mümkün olduğu kadar kaliteli yaşam şartları sağlama gerekliliğiniz olduğunu bilin
Hevesiniz geçtiğinde onu bir kenara atamazsınız , sorumluluğunuz altındaki evcil hayvanınızın yaşam standartlarının -çok özel durumlar dışında - sürekliliğini sağlamalısınız. Onun kaliteli bir hayat sürmesinden ve sağlığından sorumlusunuz.
İlk alım masraflarının dışında beslenme, sağlık harcamaları gibi rutin giderlerinin olacağını unutmayınız.
Unutmayın petshoptaki marka hayvanla , sokaktaki hayvan arasında hiçbir fark yoktur. hayvan sahiplenmek istiyorsanız lütfen sitemizin sahiplendirme bölümüne bakınız. orada mutlaka size uygun bir hayvan dostu yolunuzu gözlüyor olabilir.
39- Su kapları koyuyorum diye ya da hayvan besliyroum diye hakarete ve tacize uğradım ne yapabilirim ?
Başkalarının mülkiyet hakkına ve komşuluk hukukuna aykırı davranmamak kaydı ile sokakta hayvan beslemek suç değildir. Ancak bunu yaparken mutlaka çevrenizdeki insanların yaşam hakkına , temizlik , hijyen kurallarına uymanız gerekir. genelde sorun bazı hayvanseverlerin , ızrar edici bir biçimde ortalığı kenidlerine göre temiz ama objektif kurallara göre kirli bırakmasından , diğer insanların ortak alanlarında hijyen kurallarına uymamasından kaynaklanmaktadır. Bütün bunlara rağmen siz belli kişiler tarafından eğer tacize uğrayıp hakarete maruz kaldı iseniz dorğudan polise başvurup ( hatta olayın içine hiç kedi köpek besleme) kısmını karıştırmadan , yapılan hakaretleri , iftiraları mümkünse şahit isimleri ile anlatmanız gerekir. eğer darp olayı varsa muhakkak devlet hastanesinden rapor alıp yine polise şikayet edeiblir raporu da ekli olarak sunabilirsiniz. Bundan sonra savcılık büyük olasılık bu kişiler hakkında dava açacaktır. Dikkat etmeniz gerekirken , hayvanların hakkını korurken , hayvanları sevmeyen insanların da hakkına uymanız gerektiğidir. Aksi takdirde haklı iken haksız duruma düşersiniz.





Twitter
Myspace
Digg
Del.icio.us
Reddit
Yahoo
Newsvine
Googlize this
Facebook
sonrasımı
zabıta,
belediye görevlileri,
ben ve eşim
neden orda toplandıklarını bir türlü anlayamadıgım 15-20 kişilik bi insan topluluğu
ve sanki onlar için bi mücadele içince olduğumu anlayan insanın içine içine bakan o yardıma muhtaç dostlarımız...
ve içimi acıtan o bagırışlar ve insanlığımdan utandıgım an'lara eklenen bir gün kaldı geriye..