Yıllar sonra ‘pullama’ya çıkıyorum.
PULLAMA nedir bilir misiniz? “Kuşlamanın kardeşi sayılır” diyerek iyice kafa karıştırmanın manası yok.
“Pullama” küçük boy kâğıtları duvara, cama, taşa, toprağa yapıştırmak suretiyle yürütülen propaganda eylemine verilen addır.
“Afişleme”nin küçük kardeşidir, yakalanma olasılığı daha düşük olanıdır.
“Tırsaki eylemci” hareketi kabul edilir; bir yandan da eğlenceli, heyecanlıdır.
* * *
Şimdi “cümle içinde kullanınca” insana masal gibi geliyor fakat 20 yıl önce, Çukurcuma’nın hiç de “cool” olmadığı günlerde, 8 odalı dev bir daireye iki odasını yaşanır hale getirerek yerleşmiştik.
Dört benzemez gibi dursak da, kısa sürse de, süper bir ev arkadaşlığı yaşamıştık.
Bir işsiz dalgıç, bir işsiz karikatürist, bir üniversiteli/gazeteci ve bir alkolik lise öğrencisi.
Lise öğrencisi dediğime bakmayın, yaşı benden büyüktü.
Bir pikap, üç plak vardı evde. Televizyonumuzun görüntüsü vardı, sesi yoktu ama açık bırakıyorduk.
Ev zaten sürekli tanıdığım ve tanımadığım insanlarla dolup taşıyordu.
Bir gece liseli eleman “Sıkıldım pullama yapalım” dedi.
Okuldan dolayı duruma en hâkim kişi bendim. İki dakikada örgütlendik.
“Ortak bir davamız” bulunmadığından, genel havamızı yansıtan bir slogan seçmeye karar verdik ve evin duvarlarını kaplamak için aldığımız kahverengi paket kâğıtlarını küçük küçük kesip “Karın ağrısı/Alın yazısı” yazmaya başladık.
Beyoğlu sokaklarında çıktığım son pullama eylemi bu olmuştu.
* * *
Şimdi 20 yıl sonraya, yani bugüne ışınlanalım müsaitseniz.
Postadan çıkan HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu bültenlerini okurken, o sırada bacağımın üstünde gerinme/esneme çalışmaları yapan kedinin kafasına pıt, pıt diye iki sticker düştü.

Adana Yüreğir Belediyesi hazırlatmış, elleri dert görmesin.
Birinin üstünde su içen iki tatlı sokak itiyle bir tekir eleman var ve “Bir Kap Su” yazıyor.
Sokak hayvanlarına yemek vermek kadar, hatta daha da faydası olan su verme işini hatırlatıyor.
İkinci sticker’da da kulaklarından başlayarak yenilesi bir it arkadaşım “Araç içinde beni bırakma!” diyor.
Camları aralasanız bile yetmeyebiliyor biliyorsunuz.
* * *
“Bir kap su” konulu sticker’ı yeme niyetini gayet net belli eden kediye “Dur patron, biz dava insanıyız!” diyerek müdahale ettim.
İnsanlığın geleceği hakkında “Ne haliniz varsa görün” noktasına geleli epeyce zaman oldu.
Yani kimse için eylem yapasım, pullamaya çıkasım, yürüyüşe katılasım yok.
Fakat söz konusu sokaktaki elemanlar ise akan sular durur, rüzgârlar yön değiştirir.
Kediye “Van münüt birader! Eylem zamanı gelmiştir. Davran, pullamaya çıkılacak” dedim.
“Dönüşte yarım tavuk ayıklatıp gelsen ne güzel olur” gibilerden yüzüme bakarken davamı desteklediğini işaret eden pati selamını vermeyi de ihmal etmedi.
Sokak hayvanlarını üzmeyin, olur mu?
İyi pazarlar.
NOT: www.haytap.org adresindeki web sayfasından detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13499025.asp?yazarid=25&gid=61





Twitter
Myspace
Digg
Del.icio.us
Reddit
Yahoo
Newsvine
Googlize this
Facebook