
21 Temmuz sabahı bir telefon...
Telefonda ki bayan ağlamaktan kendisini tanıtamıyor.
“Eyvah!” dedim yine biryerlerde yakmışlar masumlarımızın canlarını.
Yanılmadım malesef, bu defa sorun kedilermiş.
Kadıköy Belediyesi Göztepe Özgürlük Parkı’ nda 5m2 alana, Kadıköy Belediye Başkanı Sayın Selami Öztürk’ ün izini alınarak gönüllüler tarafından binbir güçlükle yapılan birkaç tane kedi evi koskoca parka fazla gelmiş. Gittiğimizde gördük ki park dediğimiz alan, adeta bir köy kadar 150 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş. Kedicikler ise parkın arkasında elektrik trafolarının kenarlarında gözden uzak bir alanda kalıyorlar. Hepsi bir arada olup bitenden habersiz sessiz sessiz oturuyorlar, yatıyorlar, oynuyorlar. Sorun ne burada? Gözden uzağa atılmış bu canlar gönüllerden de uzaklaştırılmak isteniyorlar.
Köpekler için "saldırıyorlar korkuyoruz, havlıyorlar uyuyamıyoruz" gibi komik bahaneler bulundu, istemiyoruz denildi.
Peki kedilerin istenmeme mazereti nedir?
Kediler, kimselere saldırmadan , sadece miyavlayarak yaşayan, hırsları olmayan, cinayet işlemeyen, kimseleri tekmelemeyen, okşarsanız mutluluk sesi yayan , toplumun zayıf halkası olan dostlarımızdır.
Kimisi burada gözlerini açmış yaşama, kimisi burada büyümüş, kimisi binler verilerek petshoplardan satın alınıp sonra heveslerimiz geçtiği için buraya terk edilmiş. Her birisinin ayrı bir hikayesi var elbet
Bizlerden tek farkı bunları dile getirememeleri.
Yaşam alanlarını yok ettik. Doğayı mafediyoruz. İnsanlar olarak canlıları hiç düşünmeden zevk ve isteklerimiz için kullanıyor, canımız sıkıldığı anda terk etme lüksünü kendimizde hak görüyoruz. Evlerimizde istemiyoruz, sokaklarda istemiyoruz, parklarda istemiyoruz, doğayı yok ediyoruz.
Soruyoruz? Peki bu hayvanlar nerede yaşayacaklar?
31 Temmuz 2010 Cumartesi günü 18:00 da Özgürlük Park’ ındaydık. Basın bildirimizi okuduk. “Suçunuz var! Evrensel Hayvan Haklarını öğrenemediniz” dedik. Barınaklarımızı geri istedik. Verilen hasarın maddi yönünün karşılanmasını talep ettik. Manevi zararları istesekte telafi edemeyiz biliyorduk. “En azından kalan yavrularımız için huzur” dedik.
Kimseye hayvanları seveceksiniz demiyoruz, hayvan haklarına saygı diyoruz.
Sessiz kalmayarak, sesimize ses katan, yanımızda olan Sayın Leman Sam, Tuna Arman, Prof.Dr. Orhan Kural’ a, tek bir mazeret söylemeden bir telefonla İzmir’ den yollara düşüp gelen Sayın Şule Baylan’ a, etkinlik hazırlığında ve etkinlik süresince canla başla çalışan Sayın Ayşe Haseki’ ye ve gönüllülerimize, etkinliğe katılarak destek veren herkese teşekkür ederiz.
“Bir ulusun büyüklüğü ve ahlaki gelişmesi, hayvanlara nasıl davrandığıyla ilgilidir"
Mahatma Gandhi
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu
Ben olarak care olamıyorsanız gelin BİZ olalım!
BASIN BİLDİRİSİ
Özgürlük parkında kedilerimize yaşam hakkı ÖZGÜRLÜK istiyoruz.
Bugün burada Özgürlük Parkının istenmeyen, suçlu ilan edilen en küçük ve zararsız misafirleri için toplandık. Köpekler için "saldırıyorlar korkuyoruz, havlıyorlar uyuyamıyoruz" gibi komik bahaneler bulundu, istemiyoruz denildi.
Peki kedilerin istenmeme mazereti nedir?
Kediler, kimselere saldırmadan , sadece miyavlayarak yaşayan, hırsları olmayan, cinayet işlemeyen, kimseleri tekmelemeyen, okşarsanız mutluluk sesi yayan , toplumun zayıf halkası olan dostlarımızdır.
Kimisi burada gözlerini açtı yaşama, kimisi burada büyüdü, kimisi binler verilerek petshoplardan satın alındı sonra heveslerimiz geçtiği için buraya terk edildi. Her birisinin ayrı bir hikayesi var elbet…
Bizlerden tek farkı bunları dile getirememeleri.
Yaşam alanlarını yok ettik. Doğayı mafediyoruz. İnsanlar olarak canlıları hiç düşünmeden zevk ve isteklerimiz için kullanıyor, canımız sıkıldığı anda terk etme lüksünü kendimizde hak görüyoruz. Evlerimizde istemiyoruz, sokaklarda istemiyoruz, parklarda istemiyoruz, doğayı yok ediyoruz.
Soruyoruz? Peki bu hayvanlar nerede yaşayacaklar?
Sessizlerimizin sesi olmak için buradayız.
Soruyoruz? Nerede yaşayacak bu hayvanlar?
Hayvanlara eziyet her geçen gün farklı bir modelle karşımıza çıkıyor. Hayvanlara eziyet eden insan er ya da geç insana da aynı şiddeti uygulayacaktır. Araştırmalarla sabittir.
Gelişmekte olan bir ülkenin bireyleri olarak, her canlı eşit yaşama hakkına sahiptir diyoruz ve ülkemizin gelişmesine destek için her bireyi göreve çağırıyoruz.
Burada 5m2 alanda gönüllüler ile hertürlü bakımları sağlanarak yaşatılmaya çalışan kedilerimize bu alan çok görüldü. Soğuktan, yağmurdan, güneşten korunmaları amacı ile yapılan kedi evleri bir emirle yıkıldı. Kedilerimiz parktan görevliler tarafından uzaklaştırıldı. Üstelik tüm bunlar için yağmurlu bir gün seçildi. Yağmur altında kalan yavrularımızın kimisi hala minicik bedenleri ile hayata tutunmaya çalışırken, kimileri bizleri terketti, başaramadı.
Kimseye hayvanları seveceksiniz demiyoruz, hayvan haklarına saygı diyoruz.
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu
Fotoğraf Galerisi için lütfen tıklayınız.





Twitter
Myspace
Digg
Del.icio.us
Reddit
Yahoo
Newsvine
Googlize this
Facebook
