Ne zaman ki kurban bayramı zamanı gelir, haber bültenleri için sayısız malzeme çıkar. İplerinden kurtulup kaçan danaların peşinde elinde bıçakla koşan koca koca adamlar, kör bıçakla kafasının yarısına kadar kesilmiş can çekişir halde kıvranan kuzular, etrafındaki yüzlerce kişiye meydan okuduğu için adeta cezalandırılıp vinçle tek ayağından asılan boğalar, kan gölüne dönmüş anayollar, sokaklara fırlatılmış kafalar... Ya evlerimizde yaşadıklarımız? Bir çocuğun buzdolabını açar açmaz karşılaştığı manzara: tepside dağılmış vaziyette duran yeşil bir işkembe... Hep şefkatli ellerine sığındığımız annelerimizin elleri bu sefer dirseklerine kadar kana batmış durumda, bir canlının derisini yüzüyor.
Dışarıdan şöyle bir izleyelim oluşan manzarayı. Sahiden de barış ve güzellik dini İslam'la bağdaşıyor mu bunlar? Bir kez olsun toplumun dayattığı bir kabullenmeyle değil vicdanımızın sesini duyarak bakalım olanlara. Tüm bu manzaraya rağmen hala barış ve merhametten bahsedebilir misiniz?
Eline bıçağı alanın kurban kesmesi ibadet değil tam manasıyla VAHŞETTİR. Kurbanların uyuşturulmadan ve acemice kesilmesine artık son verilmelidir. Allah'ın yarattığı varlıkların onurlarını çiğnemek, onlara duygudan yoksun varlıklar gibi muamele etmek her şeyden önce yaratıcıya hakaret etmektir. Şunu unutmayalım ki o bıçağın altında yatan hayvan bir insan ne hissedebilirse aynı şekilde hisseder: Korku. Bunu bile bile yanlış uygulumalara devam etmek en hafif tabiriyle vicdani bir SUÇTUR. Bu yüzden de diyoruz ki SUÇA ORTAK OLMAYIN, VAHŞET İLE İBADETİ BİRBİRİNE KARIŞTIRMAYIN.






yazar telsizci1, Kasım 04, 2011




Twitter
Myspace
Digg
Del.icio.us
Reddit
Yahoo
Newsvine
Googlize this
Facebook