

Son Güncelleme ( Salı, 25 Ekim 2011 10:29 )

Onlar "çok özel" köpekler... Girdikleri "çok özel" bir seçme sınavında başarılı oldular... Onlar artık olası bir depremde "eğitimli" köpekler sıfatıyla arama ve kurtarma görevini üstlenecekler.
Arama kurtarma köpekleri eğitiminin uluslararası standartlara oturtulması ve değerlendirilmesi amacıyla AKUT’un sponsorluğunda düzenlenen sınava katılan yedi köpekten beşi başarılı bulundu.
Sınav, merkezi Amerika’da olan FEMA’nın (Federal Emergency Management Agency) standartları çerçevesinde ve ERK9 (Emergency Response K9) Sınav Organizasyonu tarafından gerçekleştirildi.
AKUT’tan Cengiz Türküresin’in Jenny, İstanbul Çevik Kuvvet teşkilatından Abdulkadir Gülsoy’un Herkül, Halil Erden’in Doğukan, Ankara İtfaiye Müdürlüğü’nden Osman Kahraman’ın Alex ve Teoman Bulduk’un Liz isimli köpekleri sınavı geçerek FEMA 2 derecesinde sertifika kazandılar.
AKUT K9 Başkanı Esin Tanrısever eğitim süresince AKUT ve Çevik Kuvvet’in birlikte çalıştıklarını belirtiyor:
"Sınavı geçen köpeklerimiz enkazda insan
var sinyali verdiğinde kurtarma ekibini, ağır iş makinelerini gönül rahatlığıyla çağırabiliriz."
İncelemeler sonucunda, dört cins köpeğin arama ve kurtarma çalışmaları için uygun olduğu belirlenmiş: Alman Kurdu, Labrador, İskoç Border Collie, Golden Retriever:
"FEMA’nın belirlediği cinsler dışında başka köpekler de arama kurtarma görevinde çalışabilirler" diyor Tanrısever. " Önemli olan köpeklerin arama işini yapmaya karakterlerinin uygun olup olmadığı. Köpeklerin kişiliği, çok önemli. Bunun yanı sıra köpek sahibine düşen çok görev var. Her gün en az 2-3 saat köpeğiyle birlikte çalışması gerekiyor."
Beraber çalışmak gerek
Çevik Kuvvet Şube Md. Köpek Eğitim Merkezi’nde polis köpeği eğitmeni olan Hakan Çiftçi de köpekle sahibinin birlikte çalışmalarının önemini vurguluyor:
"Burada köpeğe mantık kullanmayı öğretiyoruz. Çünkü bizim yapacağımız şey köpeği enkaza götürmek ve birtakım komutlar vermek. Daha sonrası köpeğe kalmıştır. Bu alanda çalışan kişilerin mutlaka köpek psikolojisini bilmesi gerekiyor. Köpeğinin davranışlarından ne demek istediğini anlamalı."
İyi bir arama kurtarma köpeği için önerilen eğitim süresi üç yıl. FEMA 2 derecesinde sertifikayı kazanan AKUT köpeği Aralık 1999’da eğitime başlamış. Çevik Kuvvet’in köpekleri ise çok yoğun bir tempoda geçen altı ay sonunda FEMA 2 sertifikasını almış.
Köpeğinizin eğitimden geçerek arama kurtarma çalışmalarında görev almasını istiyorsanız AKUT’a üye olmanız ve köpeğinizle birlikte çalışmanız gerekiyor. AKUT’un Ataşehir’deki eğitim merkezinde çarşamba ve pazar günleri düzenlenen eğitimlere katılabilirsiniz. AKUT: (0212) 217 04 10
Eğitimdeki temel çalışmalar
Temel itaat çalışması
Köpeğin hemen dizinizin yanında yürümesi, otur bekle ya da yat bekle dediğinizde beş dakika boyunca beklemesi gerekiyor. Çalışmada bir başkası köpeğinizi uzak bir yere götürüyor. Gel dediğinizde gelmesi, dur dediğinizde de hemen durması gerekiyor. İlk aşamada, köpeğin diğer insanlara karşı agresif tavırlar gösterip göstermediğine bakılıyor. Çünkü depremde buldukları insana karşı yumuşak davranmaları gerekiyor.
Odaklanma çalışması
Bu çalışmada varilin içine birisi saklanıyor. Köpekten beklenen, kazazedeyi bulduğunda 30 saniye süresince havlaması. Farklı ekollerde köpeğin davranışı değişiyor, kuyruğunu bir başka şekilde sallıyor ya da oturuyor. Ama depremde köpekler insanların giremeyeceği küçük yerlere girdikleri için kazazedeyi bulduğunda 30 saniye havlayarak bildirmesi gerekiyor ki kazazedeye ulaşılabilsin.
Çeviklik çalışması
Enkaza hazırlık çalışması.
Bu bölümde köpekler çocukların oyun parkına benzeyen merdivenler, ağ benzeri yüzeyler, kaygan ya da oynar zeminlerin bulunduğu alanda çalıştırılıyor. Zeminlerin üzerinde köpeğin kendine güvenerek hareket etmesi gerekiyor. Köpek tamamen aradığı kazazedeye odaklanmalı. Sanki evinin bahçesinde rahatça gezinircesine arama yapabilmesi için bir ön hazırlık.
Yönlendirme çalışması
Köpeğe sağa ve sola gitme komutları hem sözle hem de kol ve vücut hareketleriyle veriliyor. Köpeğin belirttiğiniz yöne doğru gitmesi gerekiyor. Köpek enkaz çalışmaları sırasında belli bir bölgeye takılıp kalabiliyor. Bu çalışma onu oradan ya da kendisi için riskli olacak bölgelerden uzak tutmak amacıyla yapılıyor. Yönlendirme çalışmasının 25 metre uzaktan yapılması şart.
Enkaz arama çalışması
Burada da bin metreküplük bir enkaza iki kazazede görünmeyecek şekilde saklanıyor. Sahibi köpeği yolluyor ve hemen bir duvarın arkasına geçiyor. Çünkü ilk kazazedeye ulaştığında köpeğiyle göz kontağında olmaması gerekiyor. Köpek saklanan kazazedeyi bulduğunda havlamaya başlıyor. Sahibi yanına gidip ona ödül veriyor. Sonra bulunduğu yerden ikinci kazazedeyi bulması için gönderiyor.
YA BİZ ONLARA NASIL DAVRANIYORUZ ?
Son Güncelleme ( Çarşamba, 26 Ekim 2011 08:50 )

İzmir İtfaiyesi’nin arama-kurtarma köpekleri, eğitimleriyle görenlere parmak ısırtıyor. Köpekler, sadece canlı insan bulmak üzere eğitim alıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Şube Müdürlüğü’ne bağlı 5 adet arama kurtarma köpeği, afetlerde hayat kurtarmak üzere eğitiliyor. 17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen Gölcük depreminden sonra itfaiye bünyesine dahil edilen arama kurtarma köpekleri, eğitimleriyle göz kamaştırıyor. Köpekler deprem, yangın, sel gibi afet durumlarında enkazdan canlı insan kurtarmak üzere günde 8 saat eğitim alıyorlar. Özel eğitim almış 4 eğitmen, labrador cinsi Şans, Seymen, Giny ve Betty ile pointer cinsi Şiva’yı ezber yöntemi yerine şartlı refleks tekniğiyle, ödül sistemine dayalı eğitiyor.
Köpeklere, yönlendirme, çeviklik, itaat ve arama-bulma ana başlıklarında eğitim verildiğini belirten köpek eğitmeni İbrahim Yılmaz, söz konusu eğitimlerin ilk önce oyun şeklinde başlatıldığını belirtti. Hayvanın sadece canlı insan bulmaya yönelik eğitim aldığına dikkat çeken Yılmaz, “Afet sonrası enkaz durumunda köpeğin karşılaşabileceği her türlü sürprize karşı, hayvanı sosyalleştiriyoruz. Bu yüzden zaman zaman hayvanat bahçesine giderek evcil hayvanlar ile bazen de insanlarla tatbikat yapıyoruz. Hayvanın enkaz altındaki ölülere de havlama yaparak zaman kaybına uğramamak için özel bir eğitim veriyoruz. Köpeğin ezber yapmaması için de, her çalışma gününde farklı noktalardan başlattığımız eğitimi bazen teker teker bazen de grup halinde gerçekleştiriyoruz” dedi.
Özel eğitim almış bu köpeklerin şov köpeği olmadıklarını, sadece insan hayatı kurtarmak üzere eğitim aldıklarını ifade eden Yılmaz, “Bu nedenle köpeklerimizin kafalarının karışmaması amacıyla onlara gerekli bilgilerin dışında başka eğitimler vermiyoruz. Bu kutsal işi, layıkıyla yapabilmeleri için çok titiz çalışıyoruz” diye konuştu.
Arama kurtarma köpeği Seymen, engebeli arazide kolay tırmanış yapması için merdiven çıkartılarak eğitiliyor.
http://www.izmir.bel.tr/Details.asp?textID=5666
Deprem sonrası kurtarma çalışmaları Japonya’da bir bilim dalı
Japonlar deprem ve depreme müdahale konusunda son derece uzmanlaşmış bir ulus. Çünkü Japonya'da her gün yüzlerce deprem oluyor. Deprem sonrası kurtarma çalışmaları ve organizasyonu bir bilim dalı. Bu bilimin de teknolojisini oluşturmuşlar. Türkiye'ye gelen Japon kurtarma ekibi, deprem konusunda Japon mucizesini gözler önüne serdi. Japon ekibi Yalova çevresinde 48 saat içinde birçok canı kurtardı.
Askeri disiplin
Korkunç depremin haberi Japonya'ya ulaştığı anda, Japon hükümeti, bir yardım ekibinin hemen hareket edecek şekilde hazırlanması emrini vermiş. 12 saat süren bir hava yolculuğunun ardından 47 kişiden oluşan Japon ekibi, çarşamba günü öğlen saatlerinde İstanbul'a indi.
Japon ekibinin özel malzemelerinin ağırlığı toplam birbuçuk ton. Her biri çelik kasalar içinde. İstanbul Valiliği'nin yönlendirmesiyle Yenikapı'dan kalkan feribotla Yalova'ya geldiler. İlk durak kriz masasının kurulduğu kentin futbol stadyumu. Her çalışma buradan koordine ediliyor. Ancak futbol sahası kentin içinde olduğu için buraya ulaşmak saatler sürüyor. Karanlık bastı ve artık Yalova'da sadece ay ışığı hakim. Ekip Başkanı Mitsunori Shirakawa, asker disipliniyle hareket eden ekibine, ‘Başlayın’ emrini verdi. İlk durak Yalova'nın 15 kilometre doğusundaki Kahramanlar Sitesi.
ÖNCE CANLIYI BUL
Depremzedeler, kurtarma çalışmasının enkazın kaldırarak yapıldığını düşünüyor. Yalova içindeki çoğu çalışma da bu mantıkla yapılıyor. Yani tonlarca ağırlıktaki beton duvarlar vinçlerle, kepçelerle kaldırılmaya çalışılıyor. Japonların farkı burada başlıyor.
Canlıyı enkazı kaldırmadan buluyorlar. ‘Pin point’ adı verilen nokta bulma esasıyla çalışan ekip, moloz yığını haline gelen ve yüzlerce metrekarelik bir alanda bir tepe görüntüsü oluşturan sitenin hangi bölgesinde canlı olduğunu sanki röntgen filmi çeker gibi buluyorlar. Diğer ülkeden gelen yardım ekipleri ise bu işi köpeklerle yapıyor. Kokuyu alan köpek kaç kat, ya da metre altta canlı olduğunu söyleyemiyor ki. Japonlar bu nedenle kendi ülkelerinde de köpek kullanmıyor.
Enkaza uzun bir oltayı andıran ve bir ekrana bağlı Fiberscope adı verilen bir alet uzatılıyor. Elektronik alet, enkazı hassas bir şekilde dinliyor. Soluk alışverişi ve nabız atışının sesini arıyor. Nabız atışı bulunduğunda, işte canlı! Ekrandan yeri ultrasonografi gibi görülüyor. Bu alet aynı zamanda dokunarak ilerlediği yerlerin kimyevi özelliklerini tahlil ediyor. Yani taş arasından ilerlerse ‘taş’, bir insana çarparsa ‘insan’, yaşıyorsa ‘canlı’ ya da ‘ceset’ diye mesajlar gönderiyor.
Köpekli kurtarma timi
Almanya'nın Hamburg kentinden gelen gönüllüler, depremi duyar duymaz soluğu Türkiye'de alan yabancılar arasındaydı. ‘Kurtarma Köpekleri Gönüllü Timi’ Avcılar Merkez Karakolu'nun yanında kurdukları çadırlarda konuşlandı.
Masrafları Almanya'daki Kızılhaç tarafından karşılanan gönüllülerin temel prensibi ‘‘dünyanın neresinde olursa olsun hayat kurtarmak.’’ Asıl mesleklerinin yanısıra haftada bir gün eğitim görerek, özel eğitimli köpeklerinin yardımıyla Almanya ve dünyada can kurtarmayı amaçlayan gönüllüler ev kadını Wirblat Busch, Astrid Harbs, uçak mühendisi Dirk Bomme, mühendis Heino Harbs, mobilyacı Gerret Herbst, sürücülük kursu öğretmeni Daniel Pacher ve doktor Hans Paulini'den oluşuyor. Avcılar'da göçükten göçüğe koşan ekibin Alman Kurdu ve Labrador cinsi dört köpeği enkaz altındaki ölülerin ve sağ olabilecek kişilerin yerini saptamaya çalışıyor.
Grubun lideri Heino Harbs sağ birini hissetiğinde köpeğin havladığını, ceset yeri belirlediğinde de havlamadan o bölgenin üzerinde dolaştığını söyledi.
Kızılhaç'a fazla yük olmamak için masrafları minimuma indirdiklerini anlatan Harbs, ihtiyaç olduğu sürece kalacaklarını da vurguladı. Harbs, kendilerinin ölü ya da sağ olanları saptadıktan sonra işlerinin tamamlandığını, ceset ya da canlıları çıkarmanın diğer görevlilerin işi olduğunu belirtti.

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde herkesi kızdıracak görüntüler yaşandı. İlçenin E-5 karayolunda yoldan geçen bir aracın çarpması sonucu ayakları kırılan eşek, ayaklarından tutularak metrelerce yol ortasında sürüklendikten sonra yol kenarındaki çöplüğe atılarak kaderine terk edildi.
Edinilen bilgiye göre, sabahın erken saatlerinde Viranşehir Devlet Hastanesi karşısında E-5 karayolunun orta refujde ayakları kırılmış bir eşeğin olduğunu fark eden bazı duyarlı vatandaşlar, ilk olarak 110′nu arayarak yardım istedi. 110 ekipleri telefonla arayan vatandaşa 112′yi aramalarını istedi.
Bu arada, olay yerinden geçmekte olan iki çocuk, yaralı hayvana yardım etmek istedi. İki çocuğun yaralı hayvanı yol kenarına çekme çabası sonuçsuz kalınca, vatandaşlar çareyi yeniden 110 ekiplerini aramakta buldu. Vatandaştan gelen ihbarların artması dolayısıyla yaralı hayvanın bulunduğu yere çöp toplama ekibi gönderildi. Görevliler "ölür diye" düşünerek ilk etapta hayvanı çöp aracına atmak istedi. Yaralı eşeğin yaşadığını gören görevliler daha sonra yaralı hayvanı civardaki boş araziye atmak için hayvanın ayağından metrelerce sürükleyerek götürdü. Yerde acı çeken hayvan daha sonra boş bir alana atıldı.
Bazı vatandaşlar ise, yaralı hayvana yapılan davranışın doğru olmadığını belirterek tepki gösterdi. Yaralı hayvana böyle bir rezalet yapıldığından dolayı üzgün olduğunu belirten vatandaşlar, "Yazıktır hayvan canlıdır. Çöpe atmak yanlıştır. Geçenlerde de bir köpeğin başına böyle bir olay gelmişti. Bu canlı hayvanı böyle bırakmak yazık ve günahtır'' diye tepki gösterdi.
DAHA SONRA NE OLDU ? Kimin Canı Daha Fazla Yandı ?
Sevgili Arkadaslar,
Dun gece Viransehir'de ki kisilerle iletisim kurarken, "Baskanin ve yardimcisinin hapiste oldugu, durumun cok zor ve karisik oldugu, insanlarin bu kadar zor yasarken hayvanlarin haklarinin geri planda kaldigi" soylemleri ile karsilasmis ve biraz du urkmus ve uzulmustuk.
············· Bu sabah veteriner md, belediye baskanlik ozel kalemi, zabita muduru ve kaymakamlik ve diger yetkililerle olan konusmalarimiz bizi cok sasirtti. Cok duyarli, hayvanlar icin ellerinden geleni yapmak isteyen insanlarla karsilastik.
············· Defalarca donup kendileri bizi aradilar, bilgi verdiler, uzulduler.
············· Zabita muduru "belediye veterineri hayvanlari koymak korumak icin bir yer yapmayi hep teklif etti ama simdiye kadar kabul ettiremedi, insallah bu uzucu olay vesile olur, bundan sonra hayvanlar icin iyi seyler yapariz" dedi.
············· Hayvancigin resimlerini de cekip bana yolladi. Temizlik firmasi icin de hemen sorusturma aciyor, bu durum kabul edilemez diyor.
············· Gercekten IZMIR gibi uygar bir sehrin bile bazi belediyeleri bu kadar olumlu yaklasmazken, Viransehir de karsilastigim bu insani yaklasim beni biraz umutlandirdi.
"Haberimiz olsa biz dun gider esegi oradan alirdik" diyorlar.
Bu arada Urfa Belediyesine ve belediye Veteriner hekimi ve ayni zamanda HAYTAP Temsilcimiz olan Gulsen Hanima da cok tesekkur ediyorum, dun geceden beri araba ve personeli hazir tutuyor, sabah erkenden de oraya yolladi.
Adana da dahil, diger belediyelerin yuzde %90 i "kendi belediyemiz sinirlari disina araba yollayamayiz" diye kirk derden kirk su getirirler, bizi zorlarlardi.
Umarim bu esekcigin olumu viransehirde hayvanlara karsi bir duyarli yaklasimi gundeme getirir ve baska hayvanalarin kurtulusuna vesile olur.
Nesrin ÇITIRIK
HAYTAP·
Oncelikle HAYTAP gercekten herzaman oldugu gibi bu olaydada beni cok mutlu etti cunku ilk andan itibaren herkes seferber oldu ve birlikten kuvvet dogar sozu bir kez daha karsiligini bulmus oldu.
·············· Buralar yani dogu ve guneydogu bir cok anlamda yoksun ve yoksul. Belkide bu yuzden insanlar cok daha duyarli ve saygililar diye dusunuyorum. Kabul etmeliyimki burada biseyleri yapmak birilerini ikna edebilmek cok zor batida olsaniz belki isiniz daha kolay olucak ama yinede burda cok guzel seyler oluyor ve biz bunlara on ayak olmaktan cok mutluyuz.
Örnegin urfa' da yani benim sorumlulugumda olan belediyemize ait kopek rehabilitasyon merkezimizde su anda 300 hayvanim var ve birtek hayvan yok ki kulak kupesi olmasin asiları eksik veya kısırlastirılmamis olsun yani tamamı kısırlaştırılmış kulak küpeleri takılmış ve tüm aşıları yapılmış durumdalar.
Eminim ve biliyorum ki batinin gozbebegi bir cok ilimizde bu hala saglanamadi maalesef.Urfadaki çalışmalarımızı tek tek anlatmaya çoğu zaman vakit bulamıyorum ama keşke görebilseniz 50 km otede aci ceken bir kedi icin daha dun ekiplerimle seferber olduk aldik ve barınagimiza getirdik.
Normalde bizim barınak sadece kopekler icin gibi görünüyor ama hayır bize ihtiyacı olan gidicek kalıcak yeri olmayan yardıma muhtaç tüm hayvancıklarımıza elimizden geldiğince yardım ediyoruz.
Tabi HAYTAP in cabalari bizim yolumuzu aydinlatiyor birlikte olunca hersey cok daha guzel ve zevkli.
·
SEVGILER VE SELAMLARRR
Gulsen Topuz SENER
Sanliurfa belediyesi vet.hekimi
HAYTAP Urfa temsilcisi
