Reklam

Haytap Diğer Etkinlikler


Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108

Yeliz'in Albüm Kapağında Haytap ''Araç İçinde Beni Bırakma''

Yeliz'in Albüm Kapağında  Haytap ''Araç İçinde Beni Bırakma''

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




2006 yılında Ankara’da Tandoğan Meydanı’nında HAYTAP tarafından düzenlenen yapılan  “Katilim Kim ?"
protestosunda, aktivistlerin yanında olan ve  itlafların son verilmesine yönelik bu protesto ile Canların yanında olan Sanatçı Yeliz, Emi Müzik şirketi tarafından yayınlanan yeni albümünün kartonetinde,  Haytap kampanyaları kapsamında  “Araç içinde beni bırakma !” mesajı ve  görseline  yer vererek, Canların sesi olmaya devam ediyor... Haytap olarak bu duyarlılığına teşekkür ediyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

" Haber Türk - Saba Tümer ile Bu Gece - Ahmet Kemal Şenpolat " Videosunu İzlemek için Tıklayınız ...

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 22 Temmuz 2010 06:58 )

MUTLULUĞUN RESMİ - ABİDİN DİNO

MUTLULUĞUN RESMİ  - ABİDİN DİNO

Mutluluğun Resmi

Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna'nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim
Seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
Kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik meserret kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık
O günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler...
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız,
Anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye'yi
Bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş,
Sürgün şehirler cennet.

İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi;
Ne boya...


Abidin Dino

Son Güncelleme ( Çarşamba, 18 Mart 2009 11:37 )

 

KÜÇÜK İSTAVRİTİN ÖYKÜSÜ

KÜÇÜK İSTAVRİTİN ÖYKÜSÜ




KÜÇÜK İSTAVRİTİN ÖYKÜSÜ

 

Küçük istavrit yiyecek bir sey sanıp,

Hızla atıldı çapariye.

Önce müthis bir acı duydu dudağında

Gümbür gümbür oldu yüreği

Sonra hızla çekildi yukarıya...

 

"Dudağı yarıklar" denir, şanslıdır onlar,

Hani gorup de gokyuzunu ve insanı,

Oltadan son anda kurtulanlar.

Ne care, balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu

Küçük istavrit anladı, yolun sonu...

 

İnsanlar gelip geçtiler önünden

Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine,

Yavaşça karardı dünya,

Başı da dönüyordu,

Son bir kez düşündü derin maviyi,

Beyaz mercanı, bir de yesil yosunu...

Aslında hep merak etmişti,

Denizlerin üstünü.

Neye benzerdi acep gökyüzü ?

Bir yanda büyük bir merak,

Bir yanda ölüm korkusu...

 

Koca denizlere sığmazdı yüreği,

Oysa şimdi yüzerken

Küçücük yeşil leğende,

Cansiz uzanıvermis dostlarına

Değiyordu minik yüzgeci...

 

İşte tam o anda eğilip aldım onu,

Yürüdüm deniz kenarına,

Bir öpücük kondurdum başına..

İki damla gözyaşından ibaret,

Sade bir törenle saldım denizin sularına...

 

 

Bir an öylece bakakaldı,

Sonra sevinçle dibe daldı...

Gitti , tüm kederimi söküp atarak

Teşekkürü de ihmal etmemisti...

Bir kaç degerli pulunu elime avuclarıma bırakarak...

 

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme...

Sorar gibiydiler neden yaptin bunu niye?

"Bir gün dedim bulursam kendimi

Yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz,

Son ana kadar hep bir umudum olsun diye !.."