Reklam

İtlaf Durumunda Başvurulan Yollar

İznik'te 2005 yılında turizm mevsiminin açılması nedeniyle her yıl olağan olarak yapılan toplu hayvan kıyımı nedeniyle yapılan başvuruları , izlenen son aşamaya kadar buraya aldık. Bu durum size umarız hem yol gösterir hem de son gelinen aşamada acı acı güldürür.


Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108

İtlaf Edilen Köpekler İçin Suç Duyurusu Örneği

İtlaf Edilen Köpekler İçin Suç Duyurusu Örneği

 

Ek 1 : 2005 yılı Genelgesi

Ek 2: 2003 yılı Genelgesi

Ek 3 : 2003 yılı Striktinin Kullanılamaz Genelgesi 

Ek 4: 1999 yılı  Genelgesi

  

 

 

 

 

Haber Programında Sokak Görüntüleri İçin Tıkla...

Adıyaman'da öldürülen köpeklerin çöp alanındaki görüntüsü tıkla...

 


 

Adıyaman Beledyisesinden 2010 Yılında Gelen Yanıt

1- Belediyemiz sınırları içinde sokak hayvanları için modern bir barınak

yapımı için uygun yer bulunamadığından 02.03.2010 tarihinde Adıyaman Defterdarlığından hazineye ait yer talebinde bulunulmuştur.

2- Belediyemiz tarafından sokak hayvanları itlaf edilmemektedir.

3- Belediyemizce merkezi İstanbul’da bulunan Denge Veterinerlik AŞ. ile anlaşılarak mobil kısırlaştırma aracı getirilerek 15.02.2010 tarihinde 190 adet sokak hayvanı kısırlaştırılıp, aşılanarak ve küpeleri takılarak tekrar doğaya bırakılmıştır.

 

Adıyaman Belediyesi - Basın

19.08.2010

Son Güncelleme ( Salı, 20 Eylül 2011 12:55 )

İTLAF Dilekçesi örneği ! ( ÖRNEK DİLEKÇE )

İTLAF Dilekçesi örneği ! ( ÖRNEK DİLEKÇE )















BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

 

KARTAL

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na aykırı olarak belediyeniz görevlileri tarafından, sokaklarda yaşam savaşı veren köpekler zehirlenerek katledilmektedir.

Yüz yıllardır duyarlılık,hoşgörü ve merhamet duygularının damgasını vurduğu ülkemiz,ne yazık ki uzun  zamandır çevre-doğa-hayvan katliamına sebep olmaktadır.Ekolojik Denge unsuru olan,hayvanlarımız,sadece insan refahı düşünülerek,bilinçsiz vatandaş şikayeti sonucu ve yerel belediyelerimizin oy kaygısıyla, hunharca katledilmektedirler.Besi zincirinin önemi göz ardı edilmektedir.


Yüzyıllardır öldürmek çözüm olmamıştır. Yönetimlerin ve kişilerin hem ahlaki hem de yasal görevleri, bu hayvanları rehabilite ederek (kısırlaştırıp, aşılayıp ve numaratör vasıtası ile küpeleyerek) alındığı yerde yaşamasını sağlamaktır.

Belediyeniz başkanlığının ( kanunlara riayeti ile örnek olması gereken kurum (!) ) söz konusu yasaya rağmen yapılan bu uygulama ile hiçbir anlamda uymadığı apaçık bir gerçektir.Hayvanların boş arazilerde hunharca katledildiği, insanlık onuruna yakışmayacak hareketlerle gerçekleştirilmeye çalışıldığı,kişilerin tanıklıkları ve resimlerle karşımızda durmaktadır. Yukarıda yazılanlar sadece birer iddia değil, fotoğraflanarak ispatlanmış gerçeklerdir. Aydınlık bir Türkiye’yi savunan belediyecilik ve yöneticilik zihniyeti bu değildir. 21.Yüzyılda kendini savunamayan hayvanların nasıl öldürüldüğünü görerek büyük bir üzüntü yaşamaktayız. Bu durum bizleri son derece şaşırtmakta, ürkütmekte,kendisinden başkasının yaşam hakkını savunmayan bir zihniyetin, kabul edilemez olduğunu göstermektedir. Konunun tarafımızca ne kadar önemsendiğini anlamanız için bu konunun tüm yazılı ve görsel medya organlarına duyurulacağını,faks, e-posta ve yazılı dilekçe şeklinde gerekli kurumlara iletileceğini bildiririz.

 Sorumlu bir belediyecilik anlayışının gerek insanların gerekse de sorumluluk sahanız içerisinde yaşayan diğer canlıların mutlu, huzurlu ve en önemlisi temel hak ve özgürlüklerini kısıtlamadan yaşamalarını sağlamak olduğunu sizler bu ülkeyi yöneten insanlar olarak sanırım bizlerden daha iyi bilmektesinizdir. Unutmayalım ki  Dünya Yalnız Bizim Değil, bu konunun sorumluluk ve yetki sahibi belediyenizden (Belediye Başkanından, görevli işçisine dek) beklediğimizi ve konunun takipçisi olduğumuzu belirtir, müracaatımıza 4982 ve 3071 şayili yasalar gereği kanuni suresi içinde cevap ve bilgi verilmesini saygılarımızla arz ederiz.


Son Güncelleme ( Salı, 20 Eylül 2011 12:40 )

 

Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/home/haytap/public_html/images/resized/images/stories/itlaflar/iznik_itlaf_300_225.jpg' for writing: No such file or directory in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 127

İlk Acı !

İlk Acı !

Sayın İznik Belediye Başkanı Kadri Eryılmaz,

Öncelikle şunu belirteyim ki bu mektubun tarafınıza ulaşıp ulaşmayacağını bilmiyorum ancak üzerinizde bir etki yaratmayacağını da adım gibi eminim.

Böyle bir mektubu kaleme almayı hiç istemezdim . Ancak geçtiğimiz hafta sonu İznik’teki evime geldiğime bin pişman ettiniz beni , ailemi ve çevremdeki dostları. Buna ne hakkınız var ve hangi doğa üstü yetkinize dayanarak böyle bir yetkinizi kullanıyorsunuz bilemiyorum.  Siz İznik halkının seçilmiş bir temsilcisiniz …size ve ekiplerinize verilen yetkiler  sonsuz olmayıp ancak onları daha iyi ve daha güzele ulaşmak için o konuma getirilmiş durumda olduğunuzun farkında mısınız ?

Tanrı’nın vermiş olduğu onlarca  canı değil , tek canı bile almaya ne hakkınız ne yetkiniz var diye size soruyorum. Bir ağaç bile kesmek için  sırf bir makamda  bulunuyorsunuz diye hakkınız yok ( dikkat edin yetkiden bahsetmiyorum )  . Size yaptığınızın hukuki olup olmadığından zaten bahsetmiyorum ama böyle bir kararı veremezsiniz. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum.

Dediğim gibi bu mektup beş –on dakika içinde ya bir çöpteki yerini bulacak ya da tüm devlet dairelerindeki düzen gereği gelen evrak – giden evrak kısmında numarasını alıp oradan oraya sürüklenecektir. Bir etkisi , faydası veyahut olumlu yanı olmayacağını belki sizi sinir bile edeceğini biliyorum. Veterinerlikten geldiğinizi en azından biraz mürekkep yalayıp üniversite okuduğunuzu da biliyorum. Buna rağmen özellikle köpekleri imha için  giriştiğiniz katliamın çok vahşice olduğunun bilincinde olmanız gerektiğini düşünüyorum. Üniversitede size en kutsal olan yaşatmayı mı yoksa kısa yoldan problemleri ortadan kaldırmayı mı öğretiyorlar ?

Pazar günü kentin ortasında saatlerce ( dakikalarca değil ) can çekişen , inim inip böğüren hayvancağızı hepinizin özellikle ekibinizin görmesini isterdik. Tüm mahalle , sokak , konu komşu ayağa kalktı. Bilirsiniz hayvanların özellikle köpeklerin ağrı eşikleri çok yüksektir. Belirli bir limite gelmeden bağırmazlar. Bu hayvancağız zehirlenme nedeniyle o kadar bağırdı o kadar inledi ki dayanmak mümkün değildi ..bu kadar mı vahşete ve katliama davetiye çıkarmaya hazırsınız ? bu mu ilkel çözümünüz ?  bu zihniyet bu bakış açısı çok yakında güzelim tarihi İznik’i de bu dar bakış açısıyla nice imar kıyımlarına , nice SIT bozgunlarına nice kural tanımazlıklara da götüreceğinden adım gibi eminim. Çünkü kısa yoldan , zahmetsiz , bilimsiz çözümler sizlerin hakkında böyle düşünmemi gerektiriyor. Biz sizlere neyi teslim ediyoruz , siz neler yapıyorsunuz ?  Hangi doğa-üstü güç size bunu veriyor çok merak ediyorum.

Pazar sabahnın köründe tüm tepkileri gözönüne de alarak zavallı hayvancağızı kurtarmak için büyük bir cesaretle özel telefonundan aradığımız  veterineri , hayvanı kurtarmak için gerekli iğneleri yaptırdığımızdan ve çevredeki insanların çaresiz bakışlarını , çocukların gözlerindeki o korkuyu burada anlatmak istemiyorum. Ama bir inleyiş düşünün ki aya sofyaya açılan ana cadde neredeyse bu yaptığınız vahşeti izledi ..zehirlemek bu kadar mı merhamet duvarlarınızı ördü ? zavallı böğürmekten beti benzi soldu , ağzından gelen köpükler , nefes almakta zorlanan vücut adeta beni kurtarın ya da öldürün diye inim inledi…

Tüm çabalarımız maalesef bir çöp kamyonunun ve oradaki ilkel düşünceli insanlarca az kaldı arabanın makinesinde yok olacakken aynı çöp kamyonu ile  hayvanı ıssız bir yere götürmey ikna edip  acılarının ya da zehrin geçmesini bekledik. İnanırmısınız 400-500metre uzaktaki evimize kadar hayvancağızın havlama ve bağırarak eşinme sesleri geldi. Size yapılan vahşetin , kıyımın , zalimliğin ve acımasılığın boyutunu anlatmaya çalışıyorum.

Öğleden sonra saat  3 olduğunda hayvanın zeytin altında yatmakta olduğu yer tepinmekten eşinmekten çukur olmuştu. Düşünebiliyor musunuz (belki de farkında olmadan) verdiğiniz işkenceyi ? yattığı yerden bir can,  yeri tek bacağı ile ne kadar derinleştirebilir ? Kafasıyla diliyle ne kadar kazabilir ? bir CAN dan bahsediyorum size ama veteriner olmanız maalesef verdiğiniz emir ya da farkında olmadan emriniz altında çalışan insanların bakış açısı bunu anlayabilir mi ? hissedebilir mi ?

Maalesef daha sonraki saatler bir türlü hayvancağızı iyileştirmediği gibi küçük kasabada tekrar bir veteriner bulup uyutamadık çünkü adamcağız köylerden birine gitmişti. Kendim iğne yapıp uyutacağım ama eczane bana verir mi zehiri , narkozu ? Sizin uzun uzadıya zamanınızı almak istemiyorum..eminim yapacak bir ton evrak işiniz , ihaleleriniz , toplantılarınız  vardır. Sonuçta burada can çekişen bir canı kurtarmak için kentin bilinmeyen köşesinde verilen mücadelenin öyküsünü anlatıyorum. İlginizi çekiyor mu bilmiyorum…mektubun bu köşesine geldiğinizde eminim kendinizi savunacak bir ton da cümle de bulduğunuzdan da acaip eminim..Hatta sabırsızlıkla bana bunları yetiştirmek için fırsatını da kolluyorsunuzdur…Ama hikaye bitmedi…

Akşam üstü olduğunda zar zor veterineri tekrar bulduk ama ne çare ki adamda ne zehir var ne can öldürmek için teşkilat ..bir silahımız yokki bu işkenceyi bir zeytinlikte sona erdirelim , toprakta açılan çukurun derinleşmesini önleyelim bir kabusu kentin bilinmeyen bir köşesinde sona erdirelim…iniltiler , sayıklamalar , havlamalar son bulmuyor , göz yaşlarımız sel oluyor..bir hayvanı bile öldüremiyoruz..sonunda yapılan “kısmi narkoz” saatler sonra ( dakikalar değil ) hayvancağızın en azından ağrısını dindiriyor…ama nefes almasını engellemiyor..veterinerin işi var yetişmek zorunda..biz çaresiz bakıyoruz artık canını versin diye…ama hayvancağız inadına yaşıyor inadına nefes alıyor , inadına direniyor….en sonunda narkozun etkisiyle  tepinmeler ve havlamalar durmuş , dili damağı kup kuru olmuş artık..geçici bir süre rahatlıyor…yalvarıyorum ne olur zehir etki etsin narkoz geçmesin diye..ya geçerse bir-iki saat sonra …

Bir yarım saat sonra aynı çöp arabası geliyor..çöpçülerin bakışları aynı vicdansız bakışlar , aynı mutad ilkellik , aynı ruhsuz duygular..çünkü yatan bir İT …itoğlu it…onlar sabahleyin de haklıydılar..şimdi de dedikleri çıktı…boşuna uğraştık…başından girmeliydi o arabaya..boşuna kıyamet koparıyoruz sabahtan beri….

Dedikleri oldu ve hayvancağız (nefes almaya devam ederken) çöp aracının arkasındaki yerini yerini aldı , …cazgır çıkmıştık onların gözünde ….it için , itin oğlu için koşturduğumuzdan ne haberleri vardı , ne yapılan iğnelerden, ne bulduğumuz veterineri defalarca zeytinliğe getirip götürmelerimizden …....itin oğlu gebermişti… ..o can çekişmezdi çünkü
 ( onların ) cenab-ı hakları  onu öyle yaratmıştı…

Zabıtaya masumane yapılan küçük şikayetimiz tabii ki kibarca reddoldu..sizler asla böyle bir şey yapmazdınız olsa olsa iğneyle en modern şekilde uyuştururmuşsunuz ,bunu yapanlar köpekten rahatsız olan esnafmış vs vs vs gibi diplomatik ve açık yalan laflar…yani benim seçtiğim benim maaşını vergimle verdiğim adam gözümün içine bakarak bana yalan atıyor utanmadan……….herkes biliyor kimin kimi nasıl katlettiğini…işin daha kötüsü kendilerini buna inandırıyorlar, akıllarınca temize çıkıyorlar….Nasıl bir zehirdir ki bu bir canı 7 saatte can çekiştirip en ızdıraplı anları yaşatıyor ? tam 7 saat bir hayvan can veremiyor …bu kadar mı önünüzü göremeyecek kadar körsünüz diye içimden size sormak geliyor ..buna rağmen mi kendinizi kandırabiliyorsunuz ?

Vahşet olduğunu bildikleri halde buna bile yürekler yetmiyor kabullenmeye..çıkın erkekçe söyleyin “biz katlediyoruz , insanlar can çekişirken işkence görürken hastane koridorlarında ölürken siz bir it için uğraşıyorsunuz” diye..bunu bile demiyor hala inkar ediyorsunuz zehirlediğiniz canlara , gözünüzü kapattıyorsunuz çıplak gerçeklere…

Öte yandan bir AKEPE belediyeciliğini çok da güzel temsil ediyorsunuz gurur duyun demek de lazım…kim bilir ne övgüler de alırsınız eşden dosttan…hele yeni seçildiğinize göre seçimden sonraki ilk icraatınızın ortalıkta can çekişen hayvanlar olması bir veteriner olarak ne kadar da mutlu ediyordur sizi ve ekiplerinizi  !

Ama bana sakın savunma olarak esnaftan,  halktan şikayet var , birileri ısırıldı , kuduz vakası var , halk kendi zehirliyor bunları falan demeyin..size ben değil tüm dünya güler..turist gelsin diye yaptırdığınız pankartlar da çok güzel…emin olun sizin gibi düşünenler orayı da işgal edecek turist olarak gelecektir İznik’e…Bu kafayla bu anlayışla devam edin Nicaea bakın daha ne turistler görecek….

Sizin veteriner olduğunuzu söylüyorlar..umarım parasızlıktan , maddi çıkarlardan dolayı (diğer bir çok yurdum belediye başkanları gibi ) böyle bir umutla gelmemişsnizdir o makama… umarım bu bir yanılgıdır geçici bir kabustur bütün bu olanlar ..hala umut etmek istiyorum, hala güvenmek istiyorum…

Hayvan deyip de geçmeyin……….

( bir veterinere söylüyorum bunu ne acı , ne traji komik !)

Ne olur…… yalvarıyorum size !..

Başka da bir şey gelmiyor elimden .

Geride kalan  saatler süren çaresiz inlemeler , havlamalar , zavallıcığın çöp arabasının arkasından sarkan ayacığı , bizlere çöp arabasından “hoşçakalın teşekkür ederim” diyen ama hala ölmeyen vücudu ve hangi zeytinliğin bilmem neresinde saatler boyunca can çekişme ile açılan çukuru kalıyor…

Saygılar sunamıyorum kusura bakmayın……hala titriyorum çünkü …

 Umarım cehennem vardır ve her hak eden de yerini bulacaktır diyorum.

20/4/2004


Son Güncelleme ( Perşembe, 17 Kasım 2011 19:12 )

İİtlaflarla İlgili Yazı İçin

İİtlaflarla İlgili Yazı İçin

Bölgenizde toplu hayvan katliamı , soykırımı olduğunda lütfen aşağıdaki örneği ya da benzeri kendi cümlelerinize göre düzenleyip yollayın ve en önemlisi bu dilekçeyi ilgili birimlere yolladıktan sonra benim işim bitti nasıl olsa o idari makam ilgilenir demeyin. Sonuna kadar dilekçeyi devam edin hatta size gelen yanıtı dahi sorgulayacak başka bir dilekçe yazın.

Web sitemizin hukuk bölümündeki dilekçelerden faydalanabilirsiniz.

İlgili ihbar kurumun il çevre müdürlüğü olduğunu unutmayın. İl çevre müdürlüğü faili bulabildiği oranda itlaf yapan kişiye ceza kesme yetkisine sahiptir.

Son Güncelleme ( Salı, 20 Eylül 2011 12:38 )